Malezya'nın Borneo adasındaki Sabah ve Sarawak eyaletlerinde bulunan devlet hastaneleri, göreve başlayan sağlık personelini 'Selamat Datang' (hoş geldiniz) afişleriyle karşılamak için Facebook üzerinden paylaşımlar yapıyor. Sabah'ın doğu kıyısındaki Tawau Hastanesi, geçtiğimiz günlerde yeni gelen tıp görevlilerini karşılayan bir grup fotoğrafı yayınladı. Kinabatangan Hastanesi de benzer bir paylaşımda bulundu. Bu karşılama mesajları, bölgedeki sağlık kurumlarının doktor açığını kapatmak için verdiği çabanın bir yansıması olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, bu tür sosyal medya kampanyalarının doktorların Borneo'dan ayrılma eğilimini durdurmaya yetmediğini belirtiyor.
Doktor göçünün arka planı
Malezya'da doktorların Borneo eyaletlerinden ayrılma sorunu yıllardır devam ediyor. Ülkenin yarımada bölgesindeki daha iyi yaşam koşulları, yüksek maaşlar ve kariyer fırsatları, doktorları Borneo'dan uzaklaştırıyor. Sabah ve Sarawak, Malezya'nın en büyük eyaletleri olmasına rağmen, sağlık altyapısı ve personel sayısı bakımından yarımadanın gerisinde kalıyor. Özellikle kırsal bölgelerde görev yapacak doktor bulmakta zorluk çekiliyor. Hükümet, bu sorunu çözmek için çeşitli teşvik paketleri açıklasa da, doktorların bölgede kalıcı olarak kalmasını sağlayacak kapsamlı bir reform henüz hayata geçirilebilmiş değil.
Tawau ve Kinabatangan gibi hastanelerin yeni gelen doktorları sosyal medyada karşılaması, aslında bir yandan da personel sirkülasyonunun ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. Zira bu karşılama mesajları, sık sık yeni atamaların yapıldığını gösteriyor. Malezya Tabipler Birliği'nin (MMA) verilerine göre, Borneo'daki devlet hastanelerinde görev yapan doktorların önemli bir kısmı, birkaç yıl içinde yarımadaya tayin talebinde bulunuyor. Bu durum, bölgedeki sağlık hizmetlerinin sürekliliğini tehdit ediyor.
Doktor göçünün bir diğer nedeni de özel sektörün cazibesi. Yarımadada açılan özel hastaneler, deneyimli doktorlara daha yüksek ücretler teklif ediyor. Borneo'da ise özel sağlık sektörü henüz yeterince gelişmediği için doktorların alternatif istihdam olanakları sınırlı. Bu da devlet hastanelerinde çalışan doktorların bir süre sonra daha iyi koşullar için ayrılmasına yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Malezya'nın yaşadığı bu sorun, aslında gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda görülen bir sağlık personeli göçü tablosunun parçası. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, kırsal ve uzak bölgelerde doktor tutmak küresel bir sorun haline gelmiş durumda. Endonezya, Filipinler ve Tayland gibi ülkeler de benzer şekilde deneyimli sağlık personelini büyük şehirlere veya yurt dışına kaptırma riskiyle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sağlık çalışanlarının eşitsiz dağılımını küresel sağlık güvenliği için önemli bir tehdit olarak tanımlıyor. Malezya özelinde ise bu durum, ülkenin federal yapısından kaynaklanan bölgesel eşitsizliklerle birleşiyor. Borneo eyaletleri, yarımadaya göre daha az nüfus yoğunluğuna sahip olsa da, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Ulaşım zorlukları, iklim koşulları ve altyapı eksiklikleri, doktorların bölgede çalışma isteğini azaltan diğer faktörler arasında.
Malezya hükümeti, son yıllarda Borneo'daki sağlık hizmetlerini iyileştirmek için çeşitli adımlar attı. Yeni hastaneler açıldı, tıbbi cihaz alımları yapıldı ve doktorlara yönelik mali teşvikler artırıldı. Ancak bu çabalar, doktorların bölgeden ayrılma hızını kesmeye yetmiyor. Uzmanlar, sorunun sadece mali teşviklerle çözülemeyeceğini, aynı zamanda kariyer gelişimi, eğitim olanakları ve yaşam kalitesinin de iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, 'Selamat Datang' banner'ları yalnızca geçici bir nezaket gösterisi olarak kalmaya mahkum.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'nın Borneo eyaletlerinde yaşanan doktor göçü, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, sağlık personelinin bölgesel eşitsizliği ve nitelikli iş gücü göçü konusunda küresel bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde doğu ve güneydoğu bölgelerinde sağlık personeli çekmekte zorlanıyor; ancak son yıllarda sağlıkta dönüşüm programı ve teşviklerle bu açığı kapatma yolunda adımlar atıldı. Malezya örneği, kırsal bölgelerde sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için yalnızca mali teşviklerin yeterli olmadığını, aynı zamanda altyapı ve kariyer olanaklarının da iyileştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, sağlık turizmi ve sağlık sistemini güçlendirme hedefleri doğrultusunda, bu tür uluslararası deneyimlerden ders çıkarabilir. Ayrıca, Türk sağlık personelinin yurt dışına göçü son yıllarda artış gösterdiği için, Malezya'nın yaşadığı sorun, Türkiye için de bir uyarı niteliği taşıyor.