Singapur Sağlık Bakanlığı, 12 Ekim 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, haze (duman) kaynaklı sağlık sorunları için devlet polikliniklerinde ve özel muayenehanelerde tedavi gören uygun Singapur vatandaşlarının ödeyeceği ücretin 10 Singapur dolarını geçmeyeceğini açıkladı. Karar, bölgede etkili olan orman yangını dumanının halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı hükümetin aldığı önlemler kapsamında duyuruldu.
Haze Nedir, Neden Sağlık Riskleri Artıyor?
Haze, özellikle kuru mevsimde Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarındaki orman ve turba yangınlarından kaynaklanan dumanın sınır ötesine taşınmasıyla oluşan hava kirliliğidir. Singapur, Malezya ve Endonezya gibi Güneydoğu Asya ülkeleri her yıl bu sorunla karşılaşıyor. Haze, solunum yolu hastalıkları, astım, göz tahrişi ve kalp-damar rahatsızlıklarını tetikleyebiliyor; özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar risk altında.
Singapur hükümeti, 2019'dan bu yana haze dönemlerinde polikliniklerde özel indirimler uyguluyordu. Ancak son düzenleme, kapsamı genişleterek özel GP (genel pratisyen) kliniklerini de içine alıyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı ve mali yükü azaltmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Kimler Yararlanacak, Ödeme Nasıl İşleyecek?
Programdan yararlanmak için hastaların Singapur vatandaşı olması ve haze ile ilişkili bir rahatsızlık nedeniyle tedavi görmesi gerekiyor. Uygun hastalar, polikliniklerde ve katılımcı GP kliniklerinde yapılan muayene ve temel tedavi için en fazla 10 Singapur doları ödeyecek. Bu tutarın üzerindeki masraflar devlet tarafından sübvanse edilecek. Sağlık Bakanlığı, hangi durumların haze kaynaklı sayılacağına dair bir liste yayımladı: üst solunum yolu enfeksiyonları, astım atağı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi, göz iltihabı ve cilt tahrişi gibi şikayetler bu kapsamda değerlendirilecek.
Uygulama, 12 Ekim'den itibaren geçerli olacak ve hava kalitesinin normale dönmesinin ardından gözden geçirilecek. Sağlık Bakanlığı, hava kirliliği seviyelerini düzenli olarak izleyecek ve gerekirse programı sonlandıracak. Vatandaşlar, hangi kliniklerin programa dahil olduğunu bakanlığın internet sitesinden öğrenebilecek.
Bölgesel İşbirliği ve Uzun Vadeli Çözüm Arayışları
Singapur, haze sorununa karşı yalnızca sağlık önlemleriyle değil, aynı zamanda diplomatik ve bölgesel işbirliği yoluyla da mücadele ediyor. 2002 yılında imzalanan ASEAN Sınır Ötesi Haze Kirliliği Anlaşması (AATHP), üye ülkeleri yangınları önleme ve söndürme konusunda işbirliğine çağırıyor. Ancak anlaşmanın uygulanması konusunda zaman zaman aksamalar yaşanıyor. Singapur, Endonezya'ya yangınla mücadele konusunda teknik destek sağlarken, kendi topraklarında da hava kalitesi izleme istasyonları ağını genişletiyor.
Uzmanlar, haze sorununun iklim değişikliğiyle birlikte daha sık ve şiddetli hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Kuraklık dönemlerinin uzaması, turba yangınlarının kontrolünü zorlaştırıyor. Bu nedenle Singapur gibi ülkelerin hem acil sağlık müdahalelerini hem de uzun vadeli çevre politikalarını güçlendirmesi gerekiyor. Hükümet, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını azaltma taahhüdü çerçevesinde orman yangınlarını önleme projelerine de fon ayırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un haze kaynaklı hastalıklara yönelik sağlık sübvansiyonu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel iklim krizi ve sınır ötesi hava kirliliğiyle mücadelede önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hissediyor; orman yangınları ve hava kirliliği son yıllarda artış gösterdi. Singapur'un uyguladığı gibi halk sağlığını korumaya yönelik mali destek mekanizmaları, Türkiye için de model olabilir. Ayrıca, bölgesel işbirliğinin önemi, Türkiye'nin komşu ülkelerle çevre ve sağlık alanında ortak projeler geliştirmesi gerektiğini hatırlatıyor.