Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2024 yılında Suriye'de yeni yönetimin işbaşına gelmesinin ardından, Batı Avrupa'dan Şam'a ziyaret gerçekleştiren ilk devlet başkanı oldu. Macron, 10 Şubat 2025 Pazartesi günü Şam'a ayak bastı ve 11 Şubat Salı gününe kadar sürecek temaslarına başladı. Ziyaretin ana gündem maddesi, Fransa'nın Suriye'de "özgür, çoğulcu ve azınlık haklarına saygılı" bir siyasi yapı kurulması yönündeki çağrısı oldu. Macron'un bu adımı, Beşşar Esad rejiminin devrilmesinden sonra Suriye'deki yeni otoritelerle Batı dünyası arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleşmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Siyasi Mesajlar
Macron'un Şam ziyareti, Suriye'deki iç savaşın ardından ülkede yeni bir siyasi düzenin inşa edilmeye çalışıldığı bir döneme denk geldi. Esad'ın 2024'te devrilmesiyle birlikte ülke yönetimini devralan yeni otoriteler, uluslararası meşruiyet kazanmak ve ülkeyi yeniden inşa etmek için Batılı ülkelerle diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Fransa, bu bağlamda Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması ve yeniden imar sürecine destek verme sinyali verirken, karşılığında siyasi reformlar, azınlık haklarının güvence altına alınması ve terörle mücadelede iş birliği talep ediyor. Macron, ziyareti sırasında Suriyeli yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi ve ülkenin geleceğine dair somut adımlar atılması için çağrıda bulundu. Fransız lider, özellikle Hristiyanlar başta olmak üzere azınlık grupların korunması ve demokratik bir anayasa sürecinin başlatılması konularında ısrarcı oldu.
Macron'un Şam'a gitmesi, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Suriye politikasında bir değişimin habercisi olarak yorumlanıyor. AB, bugüne kadar Suriye'deki yeni yönetimle temkinli bir tutum sergilerken, Fransa'nın öncülüğünde daha aktif bir diplomasi yürütülmesi bekleniyor. Macron, görüşmelerinde Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve ülkedeki tüm etnik ve dini grupların temsil edildiği kapsayıcı bir hükümetin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, Fransa'nın Suriye'deki insani krizin hafifletilmesi için ek yardım sağlayacağını da duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macron'un Suriye ziyareti, bölgedeki dengeleri de etkileyecek nitelikte. Esad sonrası dönemde Suriye'de nüfuz mücadelesi veren bölgesel aktörler bulunuyor. Türkiye, İran ve Rusya gibi ülkeler, Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olmak için diplomatik ve askeri adımlar atarken, Fransa'nın bu ülkeye yönelik ilgisi Batı'nın da bölgeye daha fazla müdahil olma isteğini gösteriyor. Macron'un ziyareti, özellikle İran ve Rusya'nın Suriye'deki etkisini dengeleme çabası olarak okunabilir. Fransa, Suriye'nin yeniden imarında ekonomik fırsatlar yakalamak ve bölgedeki istikrarı sağlamak adına Rusya ve İran'ın nüfuzunu kırmak istiyor. Aynı zamanda, bu ziyaret ABD'nin bölgedeki rolüne alternatif bir Avrupa inisiyatifi olarak da değerlendiriliyor. Macron, Suriye'de kalıcı barışın sağlanması için uluslararası toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, Fransa'nın bu süreçte lider bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Esad sonrası dönemde Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve terör örgütü PKK/YPG ile mücadele konularında hassasiyetini korurken, Fransa'nın Suriye'de etkin bir rol oynaması Ankara'nın çıkarlarıyla çatışabilir. Fransa'nın YPG'ye verdiği geçmiş destek göz önüne alındığında, Macron'un ziyareti sırasında bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceği merak ediliyor. Türkiye, Suriye'de toprak bütünlüğü ve üniter yapının korunması gerektiğini savunurken, Fransa'nın azınlık hakları vurgusu altında federal bir yapıya yeşil ışak yakması Ankara'da endişe yaratabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Fransa ile Suriye konusunda daha sıkı bir diplomasi yürütmesi ve kırmızı çizgilerini net bir şekilde ortaya koyması beklenebilir.