Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 14 Temmuz Ulusal Günü askeri geçit töreni öncesinde yaptığı geleneksel konuşmada, savunma harcamalarını artırma konusundaki taahhüdünü yerine getirdiğini ilan etti. Macron, 'Gerçekler ortada. Söz verdiğimiz gibi savunma bütçemizi artırdık ve bunu yapmaya devam edeceğiz' dedi. Fransa'nın ve Avrupa'nın özgürlüğü her bedel karşılığında, gerekirse kan dökerek savunacağını vurgulayan Macron, 'Özgürlüklerimizin kıymetini biliyoruz ve onları korumak için her türlü fedakarlığa hazırız' ifadelerini kullandı.
Savunma harcamalarında artış planı
Macron'un bu açıklamaları, Fransa'nın savunma harcamalarını GSYİH'nın %2'sine çıkarma hedefi doğrultusunda atılan adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fransa, 2019'dan bu yana savunma bütçesini önemli ölçüde artırdı ve 2023 yılında 43 milyar euro olarak belirlenen savunma bütçesinin 2025'te 50 milyar euroya ulaşması planlanıyor. Macron, ayrıca Fransa'nın nükleer caydırıcılık kapasitesini modernize edeceğini ve Avrupa savunma sanayisini güçlendireceğini duyurdu. Avrupa Birliği'nin ortak savunma projelerine daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Macron, 'Stratejik özerklik hedefimize ulaşmak için birlikte çalışmalıyız' dedi.
Macron'un konuşması, Ukrayna savaşının gölgesinde gerçekleşti. Fransa'nın Ukrayna'ya askeri desteği sürerken, Macron ülkesinin Rusya'ya karşı topyekun bir savaşa girmeyeceğini ancak Avrupa'nın güvenliğini tehdit edecek her türlü adıma karşı hazırlıklı olduklarını vurguladı. Fransa, Ukrayna'ya AMX-10 zırhlı araçları, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli füzeler dahil olmak üzere önemli miktarda askeri teçhizat sağladı. Macron, 'Ukrayna'nın zaferi, Avrupa'nın güvenliği için hayati önem taşıyor' diye ekledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa'nın savunma harcamalarını artırması, NATO içindeki yük paylaşımı tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi. ABD, Avrupalı müttefiklerini GSYİH'nin %2'sini savunmaya ayırma hedefine ulaşmaya çağırırken, Fransa bu hedefi karşılayan birkaç ülkeden biri oldu. Macron, 'NATO'nun güçlü kalması için Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerekiyor' ifadelerini kullandı. Aynı zamanda, Fransa'nın Afrika'daki askeri varlığını yeniden yapılandırdığı ve Sahel bölgesinde terörle mücadele operasyonlarını azalttığı bir dönemde, Macron'un bu mesajı Avrupa'nın kendi güvenliğine daha fazla odaklandığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Macron'un savunma politikaları, Fransa'nın Pasifik ve Hint Okyanusu'ndaki deniz varlığını da güçlendirmeyi hedefliyor. Çin'in artan askeri faaliyetlerine karşı Fransa, bölgedeki denizaltı ve savaş gemisi sayısını artırmayı planlıyor. Bu adımlar, Avrupa Birliği'nin 'Hint-Pasifik stratejisi' kapsamında atılan adımlarla uyumlu olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın savunma harcamalarını artırması ve Avrupa'nın stratejik özerkliği vurgusu, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve AB ile ilişkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, savunma harcamalarında GSYİH'nın yaklaşık %2'sini ayıran bir ülke olarak, bu alanda Fransa ile benzer bir çizgide yer alıyor. Ancak Fransa'nın Doğu Akdeniz ve Suriye politikaları, Türkiye ile zaman zaman karşı karşıya gelmesine neden oluyor. Macron'un Avrupa savunmasına yaptığı vurgu, Türkiye'nin AB savunma projelerine katılımı konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirebilir. Ayrıca, Fransa'nın Ukrayna'ya artan askeri desteği, Türkiye'nin Rusya ile dengeli ilişkilerini sürdürme politikasını dolaylı olarak etkileyebilir.