Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazar günü Kanada Başbakanı Mark Carney ile Fransa'nın Atlas Okyanusu'ndaki toprağı Saint Pierre ve Miquelon'da bir araya geliyor. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medyada takımadaları kaplayan bir görsel paylaşmasından haftalar sonra gerçekleşiyor. Zirve, iki liderin Trump yönetimine karşı ortak bir duruş sergileme arayışı olarak yorumlanıyor.
Görüşmenin arka planı ve stratejik önemi
Saint Pierre ve Miquelon, Fransa'nın Kuzey Amerika kıtasındaki son toprak parçası olarak biliniyor. Kanada'nın doğu kıyısı açıklarında yer alan takımadalar, uzun süredir Fransız egemenliğinde. Macron'un burada Carney ile buluşma kararı, sembolik olduğu kadar stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Zira Trump, geçtiğimiz haftalarda sosyal medya hesabından paylaştığı bir görselde adayı kaplayan bir harita veya imge kullanmış, bu paylaşım Fransa ve Kanada'da tepkiyle karşılanmıştı. Trump'ın söz konusu paylaşımı, ABD'nin bölgesel egemenlik konusundaki tutumuna dair tartışmaları alevlendirdi.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında iklim değişikliğiyle mücadele, Atlantik ötesi ticaret ilişkileri ve Kuzey Amerika'daki güvenlik işbirliği yer alıyor. Macron ve Carney, özellikle ABD'nin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi ve ticaret savaşlarındaki korumacı adımlarına karşı ortak bir pozisyon geliştirmeyi hedefliyor. İki lider, görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenleyerek uluslararası kamuoyuna mesaj verebilir.
Kanada Başbakanı Mark Carney, göreve geldiğinden bu yana ilk kez Fransa topraklarında ağırlanıyor. Carney, daha önce İngiltere Merkez Bankası ve Kanada Merkez Bankası başkanlığı yapmış, ekonomi ve finans alanında uluslararası saygınlığa sahip bir isim. Macron'un Carney ile yakınlaşması, Fransa'nın Kanada ile ilişkilerini güçlendirme ve ABD'ye karşı denge oluşturma çabası olarak okunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Saint Pierre ve Miquelon, küçük nüfusuna rağmen stratejik konumu nedeniyle büyük önem taşıyor. Adalar, Kanada'nın Newfoundland kıyılarına yakınlığıyla biliniyor ve Fransız karasuları ile Kanada arasında ekonomik münhasır bölge anlaşmazlıklarına sahne olmuştu. Trump'ın paylaşımı, bölgedeki hassas dengeleri yeniden gündeme getirdi. Fransa, adalardaki egemenliğini vurgularken, Kanada da bölgedeki balıkçılık ve enerji haklarını korumaya çalışıyor.
Trump yönetiminin son dönemde Panama Kanalı, Grönland ve Kanada'nın egemenlik haklarına yönelik açıklamaları, NATO müttefikleri arasında rahatsızlık yaratmış durumda. Macron ve Carney'in buluşması, bu rahatsızlığın somut bir göstergesi. İki lider, uluslararası hukuka ve egemenlik haklarına saygı çağrısı yaparak, ABD'nin tek taraflı politikalarına karşı birleşik bir cephe oluşturmayı amaçlıyor.
Avrupa Birliği ve Kanada arasındaki Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) da zirvede ele alınacak konular arasında. Anlaşmanın uygulanmasındaki aksaklıklar ve ticaret hacminin artırılması için atılacak adımlar görüşülecek. Ayrıca, Ukrayna'daki savaş ve Orta Doğu'daki gelişmeler de liderlerin gündeminde. Macron ve Carney, Rusya'ya yönelik yaptırımların sürdürülmesi ve Ukrayna'ya destek konusunda mutabık kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa ve Kanada liderlerinin Saint Pierre ve Miquelon'da bir araya gelmesi, ABD'nin tek taraflı hamlelerine karşı müttefikler arasında bir dayanışma sinyali olarak yorumlanabilir. Türkiye, benzer şekilde ABD'nin Suriye ve Doğu Akdeniz politikalarında tek taraflı adımlarından şikayetçi. Bu zirve, Türkiye'nin Batı ittifakı içinde yaşadığı gerilimlere paralel bir durum sergiliyor. Ayrıca, Kanada ile savunma sanayii işbirliği ve ticaret anlaşmaları konusunda Türkiye'nin Ottawa ile ilişkilerini geliştirme fırsatı doğabilir. Fransa'nın adalardaki egemenlik vurgusu, Türkiye'nin Ege ve Kıbrıs'taki haklarına yönelik tutumuyla çelişmiyor; aksine uluslararası hukuka saygı ilkesini güçlendiriyor.