Macaristan hükümeti, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik yıllık 40 milyar forint (yaklaşık 128 milyon dolar) bütçeli bir okul-yardım programı başlatacağını duyurdu. Başbakan Peter Magyar, 2 Temmuz'da yaptığı açıklamada, programın sosyal yardıma muhtaç hanelere eğitim masraflarında doğrudan destek sağlayacağını belirtti. Program, 2026 yılı başında bütçe açığının beklenenden yüksek seyretmesi ve ekonomik zorlukların derinleşmesi nedeniyle eleştirilere yol açarken, hükümet bu adımı eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal koruma politikalarının bir parçası olarak savunuyor. Söz konusu yardım, ailelerin gelir seviyelerine göre kademeli olarak uygulanacak ve özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının okula devamını teşvik etmeyi amaçlıyor.
Programın Arka Planı ve Detayları
Macaristan'da son yıllarda artan enflasyon ve yaşam maliyetleri, özellikle düşük ve orta gelirli aileleri zor durumda bıraktı. Hükümet, bu durumu hafifletmek için eğitim harcamalarına yönelik doğrudan nakit desteği sağlayacak bir mekanizma geliştirdi. Program, ailelerin gelir testine tabi tutulmasıyla işleyecek; belirlenen eşiğin altındaki aileler, çocuk başına yıllık belirli bir miktar yardım alacak. Bu miktar, okul kıyafetleri, kırtasiye malzemeleri, yemek ve ulaşım gibi temel eğitim giderlerini karşılamak üzere tasarlandı.
Başbakan Magyar, programın toplam maliyetinin 40 milyar forint olacağını ve bu kaynağın devlet bütçesinden karşılanacağını ifade etti. Ancak, Macaristan'ın 2025 yılı bütçe açığının GSYİH'nın %4,5'i civarında olması bekleniyor ve bu oran Avrupa Birliği'nin Maastricht kriterlerinin üzerinde. Uzmanlar, yeni sosyal harcamaların bütçe disiplinini daha da zorlayabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan hükümet, ekonomik büyümeyi teşvik etmek ve sosyal huzuru sağlamak adına bu tür transfer harcamalarının gerekli olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macaristan'ın bu hamlesi, Orta ve Doğu Avrupa'da artan sosyal devlet eğilimlerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bölge ülkeleri, pandemi sonrası artan enflasyon ve enerji krizinin ardından sosyal yardım programlarını genişletme yoluna gitti. Polonya, Çekya ve Slovakya da benzer şekilde ailelere yönelik nakit desteklerini artırdı. Ancak, bu ülkelerin birçoğu bütçe açıkları ve kamu borcuyla mücadele ederken, sürdürülebilirlik endişeleri ön plana çıkıyor.
Küresel ölçekte, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke, eğitim harcamalarını azaltan ailelere yardım etmek için hedefli transfer programları uyguluyor. Dünya Bankası ve UNICEF gibi kuruluşlar, özellikle kriz dönemlerinde çocukların okula devamını sağlamak için bu tür programları teşvik ediyor. Macaristan’ın programı, bu küresel eğilimle uyumlu olsa da, bütçe kısıtlamaları altında hayata geçirilmesi nedeniyle dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer bir sosyal yardım modelini "Eğitim Yardımı" adı altında uygulamaktadır. Macaristan'daki bu program, Türkiye'nin sosyal yardım sisteminin etkinliği ve sürdürülebilirliği açısından karşılaştırmalı bir örnek teşkil edebilir. Türkiye'de de artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle düşük gelirli ailelerin eğitim harcamaları zorlaşmıştır. Macaristan'ın programı, bütçe açığına rağmen bu tür sosyal harcamaların siyasi öncelik haline geldiğini göstermektedir. Türkiye’nin de benzer bir yaklaşımla, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için mevcut yardımların kapsamını genişletmesi veya etkinliğini artırması gündeme gelebilir. Ayrıca, Macaristan'ın AB ile yaşadığı bütçe açığı tartışmaları, Türkiye'nin kendi mali disiplin politikaları açısından bir uyarı niteliği taşıyabilir.