Macaristan Merkez Bankası (MNB), eski başkanı György Matolcsy döneminde şişirilmiş fiyatlarla yapıldığı iddia edilen bir dizi gayrimenkul alımına ilişkin zimmet şüphesiyle polise suç duyurusunda bulundu. Banka, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, şüpheli usulsüzlüklerin tespit edildiğini ve konunun yargıya taşındığını bildirdi. Bu gelişme, Macaristan'da merkez bankasının geçmiş dönemdeki mali işlemlerine yönelik yolsuzluk iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Olayın Arka Planı
Macaristan Merkez Bankası, 2013-2024 yılları arasında görev yapan eski Başkan György Matolcsy yönetimi sırasında gerçekleştirilen gayrimenkul edinimlerini incelemeye aldı. Bankanın iç denetim birimi tarafından yapılan incelemelerde, bazı alımların piyasa değerinin üzerinde fiyatlarla gerçekleştirildiği ve bu işlemlerde zimmete para geçirme şüphesi bulunduğu belirlendi. MNB, söz konusu işlemlerle ilgili olarak savcılığa ve polise suç duyurusunda bulundu.
Merkez Bankası'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Banka, geçmiş dönemdeki bazı gayrimenkul alımlarında usulsüzlük tespit etmiş ve konuyu yetkili makamlara intikal ettirmiştir. MNB, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir" denildi. Açıklamada, soruşturmanın selameti açısından detay verilmediği belirtildi.
Macaristan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu gayrimenkuller arasında lüks ofis binaları, villalar ve tarihi yapılar bulunuyor. İddialara göre, bu varlıklar piyasa değerinin önemli ölçüde üzerinde fiyatlarla satın alındı ve aradaki fark aklandı. Eski yönetim döneminde merkez bankasının bilançosunda önemli bir yer tutan gayrimenkul portföyü, muhalefetin uzun süredir eleştirdiği konular arasındaydı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macaristan Merkez Bankası, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin merkez bankası olarak, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer AB kurumlarıyla yakın işbirliği içinde çalışır. Bu tür bir yolsuzluk iddiası, Macaristan'ın AB içindeki mali itibarını zedeleyebilir. Özellikle, Macaristan'ın hukukun üstünlüğü ve yolsuzlukla mücadele konularında AB ile yaşadığı anlaşmazlıklar göz önüne alındığında, bu soruşturma Brüksel'in dikkatini çekebilir.
Başbakan Viktor Orban hükümeti, uzun süredir yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya. Merkez Bankası'ndaki bu son gelişme, hükümete yakın isimlerin karıştığı yolsuzluk iddialarına bir yenisini ekleyebilir. Matolcsy, Orban'ın yakın müttefiki olarak biliniyordu ve 2024'te görevden ayrılmıştı. Yerine gelen yeni yönetim, geçmiş döneme ait usulsüzlükleri ortaya çıkarmaya başladı.
Uluslararası piyasalar açısından, Macar forinti ve ülke tahvilleri üzerinde kısa vadede sınırlı bir etki bekleniyor. Ancak soruşturmanın derinleşmesi ve üst düzey isimlere ulaşması halinde, Macaristan'ın risk primi artabilir ve yatırımcı güveni sarsılabilir. Avrupa Birliği'nin Macaristan'a yönelik fonları da bu tür yolsuzluk iddiaları nedeniyle sorgulanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'daki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, merkez bankalarının bağımsızlığı ve hesap verebilirliği konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) geçmiş dönemlerde benzer şekilde eleştirildiği ve yargı süreçlerine konu olduğu hatırlanırsa, Macaristan'daki soruşturma, merkez bankalarının kurumsal yönetişiminin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, Macaristan ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliği ve ticaret hacmi göz önüne alındığında, Macar ekonomisindeki istikrarsızlık dolaylı olarak Türk yatırımcıları da etkileyebilir. Ancak şu aşamada somut bir yansıma beklenmiyor.