Macaristan'da Nisan ayında düzenlenen genel seçimlerde iktidarını kaybeden eski Başbakan Viktor Orban, ana muhalefetteki Fidesz partisinin liderliğine yeniden seçildi. Partinin 13 Haziran'da Budapeşte'de gerçekleştirdiği kongrede oy birliğiyle bir yıllığına genel başkanlığa getirilen Orban, seçim yenilgisine rağmen partisi üzerindeki kontrolünü sürdürüyor. 12 Nisan'daki seçimlerde merkez-sağ Tisza partisi karşısında ağır bir yenilgi alan Fidesz, 2010'dan bu yana ilk kez iktidarı kaybetmişti.
Seçim yenilgisi ve sonrası
Fidesz, Nisan 2024'te düzenlenen erken genel seçimlerde oyların yüzde 35'ini alarak ikinci sıraya gerilemişti. Tisza partisi ise yüzde 42 oy oranıyla hükümeti kurmuş ve başbakan olarak Tisza lideri Peter Magyar göreve başlamıştı. Orban, 14 yıllık başbakanlığı sırasında Macaristan'da liberal demokrasiyi aşındırmakla, medyayı kontrol altına almakla ve AB ile sık sık karşı karşıya gelmekle eleştiriliyordu. Ancak Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizi gibi konularda izlediği politikalarla tabanında güçlü bir destek bulmuştu. Seçim sonrası yaptığı açıklamada, "Mücadeleye devam edeceğiz, Fidesz Macar halkının sesi olmaya devam edecek" ifadelerini kullanmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Orban'ın Fidesz liderliğine yeniden seçilmesi, Macaristan'da siyasi istikrarsızlığı derinleştirebilir. Avrupa Birliği, Orban yönetiminde Macaristan'da hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlerin zayıfladığı gerekçesiyle sık sık uyarılarda bulunmuştu. Tisza partisi lideri Peter Magyar, seçim sonrası yaptığı açıklamada "Orban döneminin sona erdiğini" söylese de, Fidesz'in hala güçlü bir tabanı bulunuyor. AB ile ilişkilerde yeni bir sayfa açılması beklenirken, Orban'ın muhalefette de etkili bir figür olarak kalması, ülkenin siyasi gündemini belirleyecek. Ayrıca Macaristan'ın Ukrayna savaşındaki tutumu ve enerji bağımlılığı gibi konular, önümüzdeki dönemde Avrupa gündeminde önemli yer tutacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Viktor Orban'ın Avrupa'da yükselen popülist liderler arasında sayılması ve AB ile sık sık karşı karşıya gelmesi, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri bağlamında dolaylı bir etki yaratabilir. Orban, Türkiye'nin AB üyelik sürecine zaman zaman destek vermiş, ancak son yıllarda bu konuda daha temkinli bir tutum sergilemişti. Seçim yenilgisi sonrası muhalefette kalması, Türkiye-Macaristan ikili ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamasa da, Orban'ın Avrupa siyasetindeki etkisinin azalması Türkiye'nin AB ile diyaloğunu etkileyebilir. Öte yandan Macaristan'daki siyasi değişim, Orta ve Doğu Avrupa'da güç dengelerini yeniden şekillendirebilir.