Macaristan, Avrupa Birliği'nin pandemi sonrası toparlanma için oluşturduğu Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu'ndan (RRF) kendisine ayrılan 10 milyar euroluk kaynağı kullanacak proje bulmakta zorlanıyor. AB fonlarının kullanım süresi Aralık ayında sona ererken, Budapeşte yönetimi tahsis edilen kaynağın önemli bir kısmını harcayamazsa bu paralar iade edilmek zorunda kalacak. Bu durum, Brüksel ile Macaristan arasındaki mali ilişkilerde yeni bir gerilim unsuru olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Birliği'nin 2021 yılında hayata geçirdiği 750 milyar euroluk Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu, üye ülkelerin pandemi sonrası ekonomilerini canlandırmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Macaristan'a bu fondan toplam 10,4 milyar euro tahsis edilmişti. Ancak Budapeşte, bu kaynağın kullanımına yönelik projeleri hayata geçirmede beklenenden daha yavaş ilerliyor.
Macaristan hükümeti, fonların kullanımı için gereken reformları Brüksel'e sunmuş olsa da, projelerin somutlaştırılması ve onay süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, kaynağın önemli bir bölümünün riske girmesine yol açtı. AB Komisyonu, fonların kullanımı için üye ülkelerin belirli hedeflere ulaşmasını ve reformları gerçekleştirmesini şart koşuyor. Macaristan'ın bu şartları yerine getirme konusunda geçmişte Brüksel ile anlaşmazlık yaşadığı biliniyor.
Özellikle yargı bağımsızlığı ve yolsuzlukla mücadele konularında AB'nin eleştirileriyle karşılaşan Macaristan, fonların serbest bırakılması için bu alanlarda reform yapmak zorunda kaldı. Ancak reform sürecinin yavaş ilerlemesi ve proje hazırlıklarının yetersiz kalması, şimdi de kaynağın kullanılamaması riskini doğuruyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Macaristan'ın AB fonlarını harcayamaması, yalnızca Budapeşte için değil, AB'nin genel mali disiplini açısından da önem taşıyor. Birliğin en büyük fon havuzlarından olan RRF, üye ülkelerin pandemi sonrası toparlanmasında kritik bir rol oynuyor. Macaristan gibi bir ülkenin tahsis edilen kaynağı kullanamaması, AB'nin fon dağıtım mekanizmasının etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Öte yandan, bu durum Macaristan ekonomisi üzerinde de baskı oluşturabilir. Pandemi sonrası yüksek enflasyon ve artan kamu borcuyla mücadele eden Macaristan, AB fonlarını kullanamazsa ekonomik toparlanmayı hızlandırmak için alternatif kaynaklar bulmak zorunda kalacak. Bu da ülkenin borç yükünü daha da artırabilir.
Bölgesel olarak bakıldığında, Macaristan'ın fonları kullanamaması, Orta Avrupa'daki diğer AB üyeleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. Polonya gibi benzer şekilde AB ile hukukun üstünlüğü konusunda anlaşmazlık yaşayan ülkeler, fonların zamanında kullanımı konusunda daha dikkatli olmak zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'ın AB fonlarını kullanamaması, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, AB fon dağıtım mekanizmasının işleyişine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, AB ile müzakereler sırasında fon kullanımı ve reform taahhütleri konusunda benzer süreçlerden geçmiş bir ülke olarak, bu gelişmeyi yakından takip etmelidir. Ayrıca, Macaristan'ın yaşadığı bu zorluk, AB fonlarının kullanımında reform şartlarının ne denli belirleyici olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir. Türkiye'nin olası bir AB üyeliği veya mali işbirliği durumunda bu tür mekanizmalara hazırlıklı olması gerektiği anlaşılmaktadır.