Lübnan ve İsrail arasında deniz sınırı ve enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda yürütülen müzakerelerin bir sonraki turunun 4 Ağustos'ta İtalya'da yapılacağı resmen duyuruldu. Orta Doğu’nun kırılgan barış sürecinde kritik bir adım olarak görülen bu görüşmeler, ABD arabuluculuğunda ilerliyor. Taraflar, uzun süredir anlaşmazlık konusu olan Kariş gaz sahası ve diğer deniz alanlarının sınırlandırılmasına yönelik teknik ve hukuki detayları ele alacak. Görüşmelerin, her iki ülkenin de ekonomik çıkarları açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ve İsrail arasındaki deniz sınırı ihtilafı, on yıllardır süregelen bir sorun. Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğal gaz yatakları, bu anlaşmazlığı daha da karmaşık hale getirdi. İsrail, Kariş sahasında sondaj çalışmalarına başlarken, Lübnan kendi kıta sahanlığında hak iddia ediyor. ABD’nin arabuluculuğunda başlayan müzakereler, 2020 yılında bir dönüm noktası yaşadı ancak kesin bir sonuca ulaşılamadı. Geçtiğimiz aylarda Lübnan'ın ekonomik krizinin derinleşmesi ve İsrail’in enerji politikaları, tarafları yeniden masaya oturttu. İtalya’nın ev sahipliğinde yapılacak tur, teknik düzeydeki görüşmelerin ardından bir sonraki aşamaya geçilmesini sağlayabilir. Ancak uzmanlar, İsrail’in Lübnan’ın taleplerine ne ölçüde yanıt vereceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Doğu Akdeniz’deki enerji rezervleri, bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Lübnan-İsrail anlaşmazlığı, sadece iki ülke arasındaki bir sorun değil; aynı zamanda Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve Türkiye gibi aktörlerin de dahil olduğu geniş bir jeopolitik tablonun parçası. İsrail, Kariş sahasından çıkaracağı gazı Avrupa’ya ihraç etmeyi planlarken, Lübnan da ekonomisini canlandırmak için deniz kaynaklarına güveniyor. ABD’nin arabuluculuğu, bölgede Rusya ve Çin’in artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Hizbullah’ın Lübnan hükümeti üzerindeki nüfuzu, İsrail’in güvenlik endişelerini artıran bir faktör. Bu görüşmeler, dolaylı olarak Suriye ve İran’ın bölgesel rolleriyle de bağlantılı. Eğer bir anlaşmaya varılırsa, Doğu Akdeniz’de yeni bir enerji koridoru oluşması muhtemel. Aksi takdirde, tansiyonun artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji tartışmalarında kendi kıta sahanlığını ve Kıbrıs Türklerinin haklarını korumaya çalışıyor. Lübnan-İsrail müzakerelerinin sonucu, Türkiye’nin bölgedeki çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Eğer İsrail ve Lübnan anlaşmaya varırsa, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de izole edilme riski artabilir. Ankara, bu süreçte Libya ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşmasını ve sondaj faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefleri ve Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama çalışmaları, Lübnan-İsrail anlaşmasının şartlarına bağlı olarak şekillenecek. Bu nedenle, Türkiye gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerektiğinde diplomatik girişimlerde bulunuyor.