Lübnan Enformasyon Bakanı Ziyad Makari, ülkesinin İsrail ile yaşadığı savaşın doğrudan fiziksel zararının 3 ila 4 milyar dolar arasında olduğunu tahmin ettiklerini açıkladı. Bakan, yaptığı açıklamada bu rakamın yalnızca ön hazırlık niteliğinde olduğunu ve dolaylı kayıplar ya da ekonomik hasarın bu tahmine dahil edilmediğini vurguladı. Makari, savaşın altyapı, konutlar ve kamu binalarında büyük yıkıma yol açtığını belirtti. Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini ve nihai rakamın daha yüksek olmasının beklendiğini ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ile İsrail arasında son haftalarda yoğunlaşan çatışmalar, özellikle Lübnan’ın güney kesimlerinde büyük yıkıma neden oldu. İsrail bombardımanları nedeniyle yüzlerce sivil hayatını kaybetti, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Hizbullah’ın roket saldırılarına karşılık veren İsrail, hava kuvvetleri ve topçu birlikleriyle Lübnan topraklarını hedef aldı. Beyrut’un güney banliyöleri ve Bekaa Vadisi gibi Hizbullah’ın güçlü olduğu bölgeler ağır hasar gördü. Lübnan hükümeti, uluslararası yardım çağrısında bulunarak, yeniden imar için milyarlarca dolara ihtiyaç duyulacağını bildirdi. Bu rakam, ülkenin 2019’dan bu yana süren ekonomik krizin üzerine ek bir yük getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yaşanan savaş, sadece Lübnan için değil, bölgesel istikrar açısından da tehdit oluşturuyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmanın, İran destekli milis gruplarını da içine alacak şekilde genişleme potansiyeli bulunuyor. ABD ve Avrupa Birliği, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Lübnan’a insani yardım ulaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ateşkes görüşmeleri şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Savaşın uzaması durumunda Lübnan’ın zaten kırılgan olan ekonomisinin tamamen çökebileceği uyarıları yapılıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, Lübnan’ın yeniden yapılanma sürecine destek vermeye hazır olduklarını ancak öncelikle siyasi istikrarın sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan-İsrail savaşının doğrudan zararının boyutları, Türkiye için de endişe verici. Türkiye, Lübnan’daki istikrarsızlığın bölgesel güvenlik dengelerini bozabileceğini ve yeni göç dalgalarına yol açabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca Türkiye’nin Lübnan’daki ticari ve yatırım çıkarları da zarar görebilir. Türk hükümeti, insani yardım ve arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak kalıcı bir ateşkes sağlanmadığı takdirde bölgedeki krizin Türkiye’nin güney sınırlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor.