Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ülkesinin İsrail ile yürüttüğü deniz sınırı müzakerelerinin ABD ile İran arasındaki nükleer anlaşma görüşmelerinden tamamen bağımsız olduğunu duyurdu. Avn, Beyrut'ta yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın İsrail ile olan müzakereleri kendi ulusal çıkarları doğrultusunda ilerliyor. Bu süreç ne ABD-İran görüşmelerine ne de başka bir bölgesel gelişmeye bağlıdır" ifadelerini kullandı. Açıklama, iki ülke arasında yıllardır süren deniz yetki alanı anlaşmazlığının çözümüne yönelik dolaylı görüşmelerin sürdüğü bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ile İsrail arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, Doğu Akdeniz'deki potansiyel doğalgaz yataklarının paylaşımına ilişkin. İki ülke, 2020 yılından bu yana ABD arabuluculuğunda dolaylı görüşmeler yürütüyor. Ancak müzakereler, Lübnan'ın siyasi krizi ve İsrail'in iç siyasi dinamikleri nedeniyle sık sık kesintiye uğruyor. Cumhurbaşkanı Avn'ın son açıklaması, özellikle ABD'nin İran ile nükleer anlaşmayı yeniden canlandırma çabalarının Lübnan-İsrail görüşmelerini etkileyebileceği yönündeki spekülasyonları bertaraf etmeyi amaçlıyor. Lübnan yönetimi, İran destekli Hizbullah'ın da etkisiyle, İsrail ile normalleşme adımlarına karşı hassas bir denge politikası izliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu müzakereler, Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiği açısından kritik öneme sahip. Bölgede son yıllarda keşfedilen doğalgaz rezervleri, Türkiye, Yunanistan, Mısır ve İsrail arasında yeni ittifakları ve gerilimleri beraberinde getirdi. Lübnan'ın İsrail ile anlaşmaya varması, ülkenin ekonomik krizden çıkışına katkı sağlayabilecek olsa da, Hizbullah'ın İsrail'e karşı tutumu nedeniyle iç politikada tartışmalı. ABD'nin arabuluculuk rolü, Washington'un bölgedeki nüfuzunu koruma çabası olarak görülüyor. İran faktörü ise Lübnan-İsrail görüşmelerinin arka planında önemli bir belirleyici olmaya devam ediyor. Tahran'ın nükleer anlaşmada ilerleme kaydetmesi, Hizbullah'ın Lübnan üzerindeki etkisini artırabilir ve müzakerelerin seyrini değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda Lübnan ve İsrail arasındaki müzakereleri yakından izliyor. Ankara, bölgede kendi kıta sahanlığı ve Kıbrıs meselesiyle bağlantılı olarak benzer anlaşmazlıklar yaşıyor. Lübnan-İsrail anlaşması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları için emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Lübnan ile tarihsel ve kültürel bağları, bu ülkedeki siyasi dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. Ancak Türkiye'nin İsrail ile son dönemde artan ticari ve diplomatik temasları, bölgesel dengelerde esnek bir pozisyon almasına olanak sağlıyor.