İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, iki ülke arasında uzun süredir müzakere edilen ticaret anlaşmasının 15 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlüğe gireceğini açıkladı. Anlaşmanın, Birleşik Krallık ekonomisine yıllık 4,8 milyar sterlin (yaklaşık 6,1 milyar dolar) katkı sağlaması öngörülüyor. Bu karar, iki liderin Londra'da gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından kamuoyuna duyuruldu. Starmer, anlaşmanın "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu belirtirken, Modi ise bunun "karşılıklı refahı artıracak stratejik bir adım" olduğunu ifade etti.
Anlaşmanın Kapsamı ve Ekonomik Etkileri
Ticaret anlaşması, malların yanı sıra hizmet ticareti, dijital ticaret, fikri mülkiyet hakları ve yatırım kolaylıklarını da kapsıyor. Özellikle İngiltere'nin finans, sigorta ve hukuk danışmanlığı gibi hizmet sektörlerinde Hindistan pazarına daha fazla erişim sağlaması bekleniyor. Arabalar, viski, lüks tüketim malları ve savunma ekipmanları gibi İngiliz ihracat ürünlerinde gümrük tarifelerinin düşürülmesi veya kaldırılması planlanıyor. Hindistan açısından ise tekstil, ilaç, bilgi teknolojileri ve tarım ürünlerinde İngiltere pazarına daha kolay giriş hedefleniyor. Anlaşma, Brexit sonrası İngiltere'nin küresel ticaret ağını genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın İngiltere'nin GSYİH'sına yıllık yaklaşık %0,2 oranında katkı sağlayabileceğini tahmin ediyor.
Sürecin Arka Planı ve Zorluklar
İngiltere ile Hindistan arasındaki ticaret müzakereleri, 2022 yılında başlamış ancak taraflar arasında tarifeler, hizmet ticareti ve işçi hareketliliği gibi konulardaki anlaşmazlıklar nedeniyle uzun süre ilerleme kaydedememişti. Özellikle vize politikaları ve Hindistan'dan gelen profesyonellerin çalışma izinleri konusundaki görüş ayrılıkları süreci tıkamıştı. Starmer hükümetinin Brexit sonrası 'Küresel Britanya' vizyonunu canlandırma çabaları kapsamında, Hindistan ile bu anlaşmaya varılması önemli bir diplomatik başarı olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı İngiliz çiftçiler ve üreticiler, Hindistan'dan gelecek ucuz tarım ürünlerinin yerel üreticileri olumsuz etkileyebileceği endişesini dile getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Bağlam
Bu anlaşma, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrıldıktan sonra Asya-Pasifik bölgesindeki ticari ilişkilerini güçlendirme çabalarının bir yansıması. Öte yandan Hindistan, Çin'in bölgesel ekonomik etkisine karşı alternatif ortaklıklar geliştirme stratejisi kapsamında İngiltere ile bağlarını derinleştiriyor. Anlaşmanın, her iki ülkenin de üyesi olduğu Commonwealth çerçevesinde de sembolik bir önemi bulunuyor. Ayrıca, bu gelişme, ABD ve Avrupa Birliği'nin ticaret politikalarına alternatif bir model oluşturma potansiyeli taşıyor. Ancak anlaşma, Hindistan'ın işgücü piyasası reformları ve çevre standartları gibi konulardaki duyarlılıkları nedeniyle eleştirilere de maruz kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere-Hindistan ticaret anlaşması, Türkiye'nin de yakından takip etmesi gereken bir gelişme. Türkiye, hem İngiltere hem de Hindistan ile ticari ilişkilerini geliştirme potansiyeline sahip. İngiltere ile Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında mevcut ticaret hacmi 20 milyar sterlin civarında. Hindistan ile ise Türkiye'nin ticaret hacmi 10 milyar dolar seviyesinde. Bu anlaşma, küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açabilir; Türkiye'nin bu iki ülkeyle olan ticaretinde yeni fırsatlar veya rekabet baskısı oluşturabilir. Özellikle tekstil, otomotiv ve kimya sektörlerinde Türkiye'nin ihracat avantajını korumak için stratejik adımlar atması önem kazanıyor.