Lübnan ile İsrail arasındaki barış görüşmelerinin beşinci turu, iki ülke arasındaki uzun süreli gerginliği sona erdirme umuduyla bugün başladı. Görüşmeler, ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda, Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) gözetiminde gerçekleşiyor. Taraflar, deniz sınırı anlaşmazlığı ve güvenlik düzenlemeleri gibi kritik konularda ilerleme kaydetmeyi amaçlıyor. Önceki dört turda kısmi ilerleme sağlanmış olsa da, kalıcı bir anlaşmaya varılamamıştı. Bu turda, özellikle deniz yetki alanlarının belirlenmesi ve sınır ötesi saldırıların önlenmesi gibi somut adımlar atılması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ile İsrail arasındaki barış süreci, onlarca yıldır devam eden bir gerilimin ardından 2022 yılında ABD arabuluculuğunda başlatıldı. İki ülke arasında resmi olarak savaş halinde olunmamakla birlikte, sınır bölgelerinde zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Deniz sınırı anlaşmazlığı, özellikle Doğu Akdeniz'deki doğal gaz yataklarının keşfiyle daha da önem kazandı. Lübnan, İsrail'in tartışmalı sularda sondaj çalışmaları yürüttüğünü iddia ederken, İsrail bu bölgelerin kendi egemenliğinde olduğunu savunuyor. Beşinci tur görüşmeleri, bu kritik konuda bir çözüm bulunmasına yönelik son çabalar arasında yer alıyor.
Taraflar arasındaki güven eksikliği, sürecin en büyük engellerinden biri olarak öne çıkıyor. Lübnan, İsrail'in saldırgan politikalarını değiştirmediği sürece anlaşmanın kalıcı olamayacağını savunurken, İsrail de Lübnan'daki Hizbullah gibi silahlı grupların varlığını güvenlik tehdidi olarak görüyor. ABD ve Fransa, iki tarafı bir araya getirmek için yoğun diplomatik çaba harcıyor, ancak somut sonuçlar alınması için daha fazla esneklik gerektiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Lübnan-İsrail barış görüşmeleri, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda tüm Orta Doğu'nun istikrarını etkileyebilecek bir öneme sahip. Başarılı bir anlaşma, bölgedeki diğer çatışmaların çözümüne de örnek teşkil edebilir. Özellikle İran'ın bölgesel nüfuzu ve Suriye'deki iç savaşın yansımaları göz önüne alındığında, Lübnan-İsrail hattında sağlanacak bir barış, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliğini de olumlu yönde etkileyebilir. Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa, bu süreci kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışırken, Avrupa Birliği de istikrarın sağlanması için destek veriyor.
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatinin başka yöne kayması, Orta Doğu'da ABD'nin daha aktif bir rol üstlenmesine neden oldu. Ancak ABD'nin bu bölgedeki angajmanı, İsrail'in güvenlik endişeleri ve Lübnan'ın iç siyasi krizleri nedeniyle zaman zaman sekteye uğruyor. Beşinci tur görüşmelerinde atılacak adımlar, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan ve İsrail arasındaki barış görüşmelerini yakından takip ediyor. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve bölgesel istikrar, Türkiye'nin çıkarları açısından kritik öneme sahip. Türkiye, Mavi Vatan doktrini çerçevesinde Doğu Akdeniz'deki haklarını korumaya çalışırken, Lübnan-İsrail anlaşmasının bu bölgedeki deniz yetki alanlarını doğrudan etkilemesi mümkün. Ayrıca, Lübnan'daki siyasi istikrarsızlık ve Hizbullah'ın rolü, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesi açısından önemli bir faktör. Barış sürecinin başarısız olması, Türkiye'nin enerji politikalarını olumsuz etkileyebilirken, başarılı bir anlaşma Ankara'nın da dahil olabileceği yeni bir bölgesel diyalog sürecinin kapısını aralayabilir.