İsrail ordusu, iki haftadır süren sessizliğin ardından Güney Lübnan'da iki kişiyi öldürdü. İsrail askeri kaynakları, bu kişilerin Hizbullah militanı olduğunu belirtirken, İran destekli grup ateşkes ihlali yapıldığını ileri sürüyor. Olay, 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından bölgede yaşanan en ciddi gerginlik olarak kaydedildi. Yetkililer, çatışmaların yeniden alevlenme riskine karşı uluslararası toplumu uyarıyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, askerler Litani Nehri'nin güneyinde devriye gezerken şüpheli hareketler tespit etti. Bunun üzerine açılan ateş sonucu iki kişi hayatını kaybetti. İsrail tarafı, bu kişilerin Hizbullah'a ait olduğunu ve bir saldırı planladıklarını öne sürmekte. Ancak Hizbullah sözcüleri, öldürülenlerin sivil olduğunu ve ateşkes anlaşmasının açıkça ihlal edildiğini iddia ediyor.
BM Geçici Gücü UNIFIL, olayla ilgili soruşturma başlattı. Ateşkes anlaşması, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesini ve bölgede yalnızca Lübnan ordusu ile UNIFIL'in konuşlanmasını öngörüyor. Ancak taraflar birbirlerini ihlalle suçlamaya devam ediyor. İsrail, son haftalarda Hizbullah'ın güneye sızmaya çalıştığına dair istihbarat aldığını belirtiyor.
Lübnan hükümeti ise olayı kınayarak İsrail'i provokasyonla suçladı. Başbakan Mikati, ateşkesin korunması için uluslararası baskı çağrısında bulundu. Hizbullah'ın misilleme yapmayacağı yönünde sinyaller gelirken, bölgedeki tansiyon hâlâ yüksek.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, sadece İsrail ve Lübnan arasındaki değil, aynı zamanda İran ve Batı arasındaki gerilimi de yansıtıyor. Hizbullah'ın İran destekli bir yapılanma olması, herhangi bir çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor. ABD ve Fransa, ateşkesin sürdürülebilmesi için taraflara itidal çağrısı yaptı.
Diğer yandan İsrail, kuzey sınırında güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Hizbullah'a karşı sert önlemler almaya devam ediyor. Ancak uluslararası toplum, sivil kayıpların artmasından endişe duyuyor. BM, insani yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyecek her türlü çatışmayı kınadı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, tarafları diyaloga çağırdı ve ateşkesin izlenmesi için ek gözlemciler gönderilmesi önerisini getirdi.
Bölgede yaşanan bu gerginlik, Lübnan'ın zaten kırılgan olan ekonomisini daha da kötüleştirebilir. Turizm sektörü ve yerel ticaret, çatışma haberleriyle birlikte durma noktasına geldi. Özellikle güneydeki köyler, olası bir savaş durumunda büyük göç dalgasına hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ankara, bölgedeki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliğini ve ticaret yollarını etkileyeceğini düşünüyor. Türkiye, İsrail ile normalleşme sürecinde olmasına rağmen, Hizbullah gibi aktörlerin çatışmayı tırmandırması bölgesel dengeleri bozabilir. Ayrıca Lübnan'daki Türk okulları ve yatırımları, olası bir savaşta risk altına girebilir. Ankara, hem İsrail hem de Hizbullah üzerinde nüfuz kullanarak itidal çağrısı yapmayı sürdürüyor.