Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu zirvesi marjında dünya liderlerine çağrıda bulunarak, İsrail saldırılarının tırmandığı bir dönemde güney Lübnan'da uluslararası bir varlığın sürdürülmesini istedi. Salam, mevcut UNIFIL misyonunun yerini alacak veya onu güçlendirecek yeni bir uluslararası güç yapılanması ihtiyacına dikkat çekti. Bu çağrı, bölgede artan gerilim ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının yoğunlaşması bağlamında geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan, yıllardır İsrail ile sınır hattında istikrarsızlıkla mücadele ediyor. 1978'den bu yana güney Lübnan'da konuşlanan UNIFIL (Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü), 2006'daki İsrail-Hizbullah savaşının ardından görev süresi genişletilerek bölgede ateşkesin gözlemcisi ve sivil halkın koruyucusu olarak işlev görüyor. Ancak son yıllarda İsrail, UNIFIL'in etkisiz kaldığını savunarak misyonu eleştiriyor; Lübnan ise uluslararası toplumun desteğinin kritik olduğunu vurguluyor.
Başbakan Nawaf Salam, 2025 yılı başında göreve gelmesinin ardından reform ve istikrar mesajları verirken, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik hava saldırıları ve sınır ihlalleri son aylarda arttı. Salam'ın BM kulislerindeki temasları, Lübnan'ın uluslararası güvenlik şemsiyesini kaybetme endişesini yansıtıyor. Zira UNIFIL'in görev süresi 2026'da sona erecek ve bazı Batılı ülkeler misyondan çekilme sinyalleri veriyor. Salam, bu boşluğun doldurulması için daha geniş yetkili, caydırıcı bir uluslararası gücün konuşlandırılmasını öneriyor.
Lübnan ekonomik olarak da çöküşün eşiğinde; 2019'dan bu yana derin bir finansal kriz, para biriminin değer kaybı ve altyapı sorunlarıyla boğuşuyor. Güvenlik endişeleri, ülkeye yatırım ve turizm gelirlerini de baltalıyor. Salam hükümeti, bu koşullarda İsrail saldırılarına karşı koyacak askeri kapasiteden yoksun olduğu için uluslararası güvenceye mecbur.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonları, Gazze savaşının bölgesel yayılma riskini artırıyor. İran destekli Hizbullah'ın varlığı, Lübnan'ı İsrail-İran geriliminin merkezine yerleştiriyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, UNIFIL'in geleceği konusunda bölünmüş durumda: Bazıları misyonun güçlendirilmesini isterken, bazıları asker çekme planları yapıyor. Fransa ve İtalya gibi ülkeler, UNIFIL'deki askerleriyle öne çıkıyor ve olası bir çekilmenin bölgede güç boşluğu yaratacağı uyarısında bulunuyor.
Bu gelişme, BM Güvenlik Konseyi'nin gelecekteki kararlarını da etkileyecek. Lübnan'ın talebi, uluslararası toplumun İsrail'e karşı daha etkili bir denge kurması gerektiği savını güçlendiriyor. Ancak İsrail, yeni bir gücün Hizbullah'a alan açacağını öne sürerek karşı çıkıyor. Diplomatik kaynaklar, Salam'ın önerisinin henüz somut bir metne dönüşmediğini, ancak görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarı kendi güvenliği için kritik görüyor. Olası bir güç boşluğu, Doğu Akdeniz'de enerji ve deniz yetki alanı gerilimlerini artırabilir. Ayrıca Türkiye, UNIFIL benzeri misyonlara asker katkısı sağlayarak bölgesel etkisini pekiştirebilir. İsrail saldırılarının tırmanması, Türkiye'nin Suriye ve Irak sınırındaki güvenlik dinamiklerini de dolaylı etkiler. Ankara, diplomasiyle Lübnan'a destek vererek hem Arap dünyasıyla ilişkilerini güçlendirebilir hem de İsrail'in bölgesel yayılmacılığına karşı ortak bir duruş sergileyebilir.