Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda (BMGK) 2026 yılı oturumunda, aralarında ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Körfez monarşileri ve Asya-Pasifik'ten önemli ekonomilerin bulunduğu 80 ülke, İran'ın kapatmasının ardından Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılması için ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride, boğazın uluslararası deniz trafiğine kapatılmasının küresel enerji güvenliğine ve serbest ticarete yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Hürmüz Boğazı Neden Bu Kadar Kritik?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan, dünyanın en önemli deniz geçiş noktalarından biridir. Petrol ve doğal gaz taşımacılığının yaklaşık beşte biri bu dar geçitten yapılmaktadır. İran'ın boğazı kapatma kararı, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe ve enerji piyasalarında belirsizliğe yol açtı. Uzmanlar, boğazın uzun süre kapalı kalması durumunda dünya ekonomisinin resesyona girebileceği uyarısında bulunuyor.
İran yönetimi, boğazı kapatma gerekçesi olarak 'uluslararası yaptırımlara karşı meşru müdafaa' ve 'bölgedeki askeri varlığa tepki' gösterdi. Ancak birçok ülke bu adımı uluslararası hukuka aykırı ve kabul edilemez buluyor. BM Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog yoluyla çözüm bulunması gerektiğini belirtti.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Senaryolar
80 ülkenin ortak bildirisi, İran'a yönelik diplomatik baskıyı artırmayı amaçlıyor. Bildiride, boğazın açılması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması ve gerekirse barışı koruma operasyonu düzenlenmesi talep edildi. ABD ve müttefikleri, bölgeye ek deniz kuvvetleri gönderme seçeneğini masada tutuyor. Öte yandan Rusya ve Çin, askeri müdahalenin durumu daha da kötüleştireceğini savunarak diplomatik çözümden yana tavır aldı.
Uzmanlar, boğazın açılması için İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi karşılığında bir anlaşma sağlanabileceğini öngörüyor. Ancak İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları nedeniyle müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı krizi, Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik gerilim hattı oluşturmuş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve ekonomisi için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, petrol ve doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmını bu güzergâh üzerinden ithal etmektedir. Boğazın kapalı kalması, enerji fiyatlarını yükselterek cari açığı ve enflasyonu artırabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın korunması ve deniz ticaret yollarının açık tutulması için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Krizin uzaması, Türkiye'nin enerji çeşitlendirme politikalarını ve alternatif boru hatları projelerini yeniden gündeme getirebilir.