Analistlere göre, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonları ve işgal eylemleri, ABD ile İran arasında yürütülen hassas diplomatik sürecin karşı karşıya olduğu en büyük tehdidi oluşturuyor. Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu durdurmak için acil adım atmazsa, bölgesel bir çatışmanın patlak verebileceği uyarısında bulunuyor. Bu gelişmeler, Lübnan'ın ABD-İran arasındaki gayrıresmi anlaşmanın sınandığı bir alan haline geldiğini gösteriyor.
Analist Parsi'den kritik uyarı
Analist Trita Parsi, İsrail'in Lübnan'ı işgali ve düzenlediği saldırıların, ABD-İran diplomasisi için 'en büyük kırılganlık' olduğunu söyledi. Parsi, İsrail'in hamlelerinin sadece Lübnan'ı değil, tüm bölgeyi istikrarsızlaştırabileceğini vurguluyor. ABD'nin İran ile nükleer müzakerelerde ilerlemeye çalıştığı bir dönemde, İsrail'in bu provokasyonları, Tahran'ın müzakere masasından kalkmasına yol açabilir.
İsrail, geçtiğimiz haftalarda Lübnan'ın güneyinde kara harekâtına başladığını duyurmuştu. Hizbullah'ın füze saldırılarına yanıt olarak başlatılan bu operasyon, sivillerin yoğun olduğu bölgelerde de devam ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, şimdiye kadar yüzlerce sivil hayatını kaybetti, onbinlerce kişi yerinden edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Lübnan'da yaşananlar, sadece iki ülke arasındaki bir çatışma olmanın ötesine geçmiş durumda. ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerde Lübnan, kritik bir sınav haline geldi. Analistler, Tahran'ın gözünde Lübnan'daki gelişmelerin, ABD'nin bölgede verdiği sözleri tutup tutamayacağının bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Öte yandan, NATO ve Avrupa Birliği de bölgede tırmanan gerilimden kaygı duyuyor. Birçok ülke, vatandaşlarını Lübnan ve İsrail'den tahliye etmeye hazırlanıyor. Küresel petrol fiyatları, çatışmanın büyümesi ihtimaliyle yükselişe geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan'daki istikrarı önemsiyor ve bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerini sürdürmek istiyor. ABD-İran anlaşmasının akamete uğraması, Türkiye üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir; çünkü bu durum Suriye ve Irak'ta yeni güç dengeleri yaratabilir. Türkiye'nin tez canlı adımlar atmak yerine, diplomatik kanalları açık tutarak ve tüm taraflarla temas halinde kalarak süreci dengelemesi bekleniyor.