Londra Borsası'nın (LSE) hisse senetlerinde neredeyse 24 saat işlem yapılmasına izin verme planı, borsanın son yıllardaki gerilemesini tersine çevirmekte yetersiz kalabilir. GAM Investments'ın küresel hisse senedi ekibi başkanı, bu girişimin borsanın eski cazibesini geri getirmeyeceğini belirtti. LSE, geçtiğimiz haftalarda yaptığı duyuruda, piyasa katılımcılarına haftanın beş günü neredeyse kesintisiz işlem imkanı sunmayı hedeflediğini açıklamıştı. Ancak uzmanlara göre, bu hamle tek başına yeterli değil.
Gelişmenin arka planı
Londra Borsası, Brexit sonrası Avrupa'dan ayrılan İngiltere'nin finans merkezi olma statüsünü korumak için çeşitli adımlar atıyor. 24 saat işlem uygulaması, özellikle ABD ve Asya piyasalarındaki yatırımcıları cezbetmeyi amaçlıyor. Ancak GAM Investments yetkilisi, bu yeniliğin borsanın temel sorunlarına çözüm getirmediğini vurguladı: düşük işlem hacimleri, azalan halka arz sayısı ve artan rekabet. LSE'nin 2024 yılı verilerine göre, borsadaki işlem hacmi bir önceki yıla göre %15 azaldı. Aynı dönemde New York Borsası (NYSE) ve Nasdaq ise hacimlerini artırdı.
Uzmanlar, LSE'nin 24 saat işlem planının teknolojik altyapı ve düzenleyici engellerle karşılaşabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu tür uygulamaların likiditeyi artırmak yerine volatiliteyi yükseltebileceği endişesi de var. GAM, bu nedenle planın kısa vadede olumlu bir etki yaratmasını beklemiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Londra Borsası'nın 24 saat işlem planı, küresel finans piyasalarındaki rekabetin yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Özellikle Asya piyasalarının (Hong Kong, Singapur, Tokyo) ve ABD piyasalarının daha esnek saatler sunması, Londra'yı zorluyor. Brexit sonrası birçok Avrupalı yatırımcı, işlemlerini Paris, Frankfurt ve Amsterdam borsalarına kaydırdı. Bu durum, LSE'nin Avrupa'daki en büyük borsa olma unvanını tehlikeye attı.
Küresel ölçekte bakıldığında, 24 saat işlem fikri yeni değil; kripto para borsaları ve bazı tezgahüstü piyasalar zaten bu modeli uyguluyor. Ancak geleneksel borsalar için bu geçiş, düzenleyici uyum, takas uzlaştırma süreçleri ve piyasa yapıcıların katılımı gibi konularda zorluklar içeriyor. GAM'ın değerlendirmesi, yatırımcıların bu tür yapısal değişikliklere temkinli yaklaştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için dolaylı etkiler taşıyor. Londra Borsası'nın zayıflaması, uluslararası sermaye akışlarının yönünü değiştirebilir. Türkiye, Brexit sonrası İngiltere ile ticaret anlaşması imzalamış ve finansal işbirliğini artırmıştı. Ancak LSE'nin rekabet gücünü kaybetmesi, Türk şirketlerinin Londra'da halka arz olma veya borçlanma araçları ihraç etme fırsatlarını sınırlayabilir. Diğer yandan, yatırımcıların daha likit ve istikrarlı pazarlara yönelme eğilimi, Türkiye gibi yüksek volatiliteye sahip piyasaların cazibesini azaltabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin kendi borsasını (BIST) daha rekabetçi hale getirmek ve uluslararası yatırımcıları çekmek için yapısal reformlara devam etmesi önem kazanıyor.