ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada'ya yönelik uyguladığı %50 oranındaki tarife, Kanada süt ürünleri ihracatını sekteye uğrattı. Kanadalı süt çiftçileri, bir gecede başka pazarlara yönlendirilemeyen süt ürünleriyle baş başa kaldı. Tarife, ABD pazarına yapılan süt ihracatını fiilen durma noktasına getirdi.
Tarifenin Arka Planı ve Süt Sektörüne Etkisi
Trump yönetimi, Kanada'nın ABD süt ürünlerine uyguladığı kota ve fiyatlandırma politikalarını gerekçe göstererek bu tarifeyi devreye aldı. Ancak sektör temsilcileri, tarifenin Kanadalı üreticiler üzerinde yıkıcı bir etki yarattığını belirtiyor. Kanada Süt Ürünleri Komisyonu'na göre, ABD'ye yapılan yıllık süt ihracatı 2023'te yaklaşık 300 milyon doları buluyordu. Tarifenin yürürlüğe girmesiyle bu ticaret hacmi neredeyse sıfırlandı.
Süt, dayanıksız bir ürün olduğu için depolanması ve alternatif pazarlara yönlendirilmesi kısa vadede mümkün değil. Çiftçiler, üretimi azaltmak zorunda kaldı; bazıları hayvan kesimine gitti. Ontario ve Quebec'teki üreticiler, devletten acil destek talep ediyor. Kanada hükümeti ise tarifeye karşı Dünya Ticaret Örgütü'nde dava açmayı değerlendiriyor.
ABD'li süt işleme tesisleri de bu durumdan olumsuz etkilendi. Kanada'dan gelen ham sütün kesilmesi, bazı fabrikaların kapasite kullanımını düşürdü. ABD'li perakendeciler ise fiyat artışlarıyla karşı karşıya. Tarife, karşılıklı bağımlılığın ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Küresel Ticaret Savaşları ve Bölgesel Yansımalar
Trump'ın bu hamlesi, 2018'de yeniden müzakere edilen USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesinde gerilimi artırdı. Kanada, misilleme olarak ABD'den ithal edilen çeşitli ürünlere ek gümrük vergisi getirebilir. Uzmanlar, bunun Kuzey Amerika'da yeni bir ticaret savaşının fitilini ateşleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği ve diğer süt ihracatçısı ülkeler, olası bir ticaret kaymasından endişe ediyor. Kanada'nın ABD'ye satamadığı sütü Avrupa'ya yönlendirmesi, fiyatları baskılayabilir. Ayrıca, bu tarife, ABD'nin diğer ticaret ortaklarına karşı benzer adımlar atabileceği sinyalini veriyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, artan korumacılığın küresel büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda uyarıyor. Süt sektörü, tarife savaşlarının en görünür kurbanlarından biri haline geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada arasındaki süt tarifesi savaşı, Türkiye'nin süt ve süt ürünleri ihracatı için kısa vadede fırsat yaratabilir. Kanada'nın ABD pazarını kaybetmesi, Türk üreticilerin Orta Doğu ve Asya pazarlarında rekabet avantajı elde etmesine olanak tanıyabilir. Ancak küresel ticaret savaşlarının yayılması, Türkiye'nin ABD ve AB ile olan ticari ilişkilerini de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, korumacılık dalgasına karşı ihracat pazarlarını çeşitlendirmeli ve tarım ürünlerinde katma değerli üretime yönelmelidir. Ayrıca, jeopolitik gerilimlerin ticaret üzerinden tırmandığı bir dönemde, Türkiye'nin denge politikası izlemesi kritik önem taşıyor.