Londra'da araç paylaşımı çöküş noktasına geldi. Şehirde faaliyet gösteren car club (araç paylaşım kulübü) araçlarının sayısı, büyük sağlayıcı Zipcar'ın 2025 sonunda İngiltere pazarından çekilmesinin ardından yüzde 89 oranında azaldı. Sadece 330 araçlık bir filo kalan kentte, eski kullanıcılar özel araç satın almaya ya da pahalı taksi ve toplu taşıma alternatiflerine yönelmek zorunda kalıyor. Veriler, Londra'nın son yıllarda ulaşım alanında yaşadığı en büyük daralmalardan birini gözler önüne seriyor.
Zipcar'ın çekilmesi ve sonuçları
Zipcar, 2025'in son çeyreğinde Londra dahil İngiltere'deki tüm operasyonlarını durdurma kararı almıştı. Şirket, bu kararını artan işletme maliyetleri, sigorta primlerindeki yükseliş ve elektrikli araç dönüşümünün getirdiği yüklerle gerekçelendirmişti. O dönemde kentte yaklaşık 3.000 araçlık bir filoya sahip olan Zipcar'ın çekilmesi, pazarın neredeyse tamamen çökmesine yol açtı. Geriye kalan küçük ölçekli sağlayıcılar, mevcut talebi karşılamakta zorlanıyor. Ulaşım uzmanları, bu durumun özellikle ara sıra araç kullanma ihtiyacı duyan, ancak özel araç sahibi olmak istemeyen Londralılar için büyük bir sorun oluşturduğunu belirtiyor.
Londra Ulaşım (TfL) yetkilileri, car club araçlarının düzenli kullanıcılarının toplu taşıma ya da taksi gibi alternatiflere yöneldiğini, ancak bu hizmetlerin de kapasite ve fiyat açısından sıkıntı yaşadığını ifade ediyor. Özellikle şehir dışına yapılan kısa gezilerde car club'ın yerini dolduracak bir alternatif henüz oluşmadı. Bazı belediye yetkilileri, özel araç sahipliğinin artması durumunda trafik yoğunluğu ve emisyonların yeniden yükseleceği uyarısında bulunuyor.
Küresel boyut ve benzer eğilimler
Zipcar'ın Londra'dan çekilmesi, araç paylaşımı sektörünün küresel ölçekte karşılaştığı zorlukların bir yansıması olarak görülüyor. Pandemi sonrası değişen çalışma alışkanlıkları, artan sigorta maliyetleri ve elektrikli araçlara geçiş sürecindeki belirsizlikler, birçok şirketi operasyonlarını yeniden değerlendirmeye itti. New York, Paris gibi büyük şehirlerde de benzer sıkıntılar yaşanırken, bazı sağlayıcılar iş modellerini gözden geçiriyor. Londra'daki çöküş, bu modelin sürdürülebilirliğine dair önemli soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin sübvansiyon ve düzenlemelerle sektöre destek olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Londra'daki car club çöküşü, Türkiye'de yeni yeni yaygınlaşan araç paylaşımı modelleri için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde artan trafik ve otopark sorunları, bu hizmetlere olan talebi artırıyor. Ancak yüksek sigorta primleri, döviz kuru dalgalanmaları ve düzenleyici belirsizlikler, benzer bir kriz riskini barındırıyor. Türkiye'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı araç paylaşım şirketlerinin, maliyet yönetimi ve sürdürülebilir iş modelleri konusunda dikkatli olması gerekiyor. Yerel yönetimlerin bu hizmetleri teşvik edici politikalar geliştirmesi, özel araç bağımlılığını azaltmak ve karbon emisyonlarını düşürmek açısından kritik önemde.