Litvanya’nın NATO Daimi Temsilcisi Darius Jauniskis, Baltık ülkelerinin Rusya ile olası müzakerelere mesafeli ve karamsar baktığını ifade etti. Jauniskis, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, Litvanya’nın NATO’nun savunma harcamaları hedeflerini karşılama konusunda herhangi bir zorluk yaşamadığını, ancak bölgedeki güvenlik risklerinin arttığını vurguladı.
Baltık ülkelerinin Moskova’ya bakışı ve müzakerelere yönelik şüpheler
Jauniskis, Baltık ülkelerinin Rusya’nın askeri saldırganlığı ve Ukrayna’daki savaşın ardından Moskova’ya yönelik derin bir güvensizlik içinde olduğunu belirtti. “Baltık ülkeleri, Rusya’nın sadece Ukrayna’da değil, aynı zamanda NATO’nun doğu kanadını tehdit eden bir güç olduğunu düşünüyor. Bu nedenle Moskova ile herhangi bir diplomatik diyalog, ancak somut güvenlik garantileri ve askeri caydırıcılık çerçevesinde anlamlı olabilir,” dedi. Jauniskis ayrıca, NATO üyelerinin savunma harcamalarının GSYİH’nın yüzde 2’si hedefini karşılama konusunda farklı performans gösterdiğini, ancak Litvanya’nın bu oranın üzerine çıkmayı başardığını kaydetti.
Litvanya’nın savunma bütçesi, 2023 yılında GSYİH’nın yüzde 2,5’ine ulaşmış durumda. Jauniskis, “Savunma harcamalarımızı artırmaya devam ediyoruz; NATO’nun gerekliliklerini fazlasıyla karşılıyoruz,” diye ekledi. Litvanya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdı. Ülke, ayrıca Almanya’nın öncülüğünde bir NATO tugayına ev sahipliği yapmayı kabul etti. Bu karar, bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya tehdidine karşı Baltık dayanışması
Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığının ardından kendi güvenliklerini sağlamak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Üç ülke de NATO’nun genişletilmiş caydırıcılık ve savunma konseptinden yararlanıyor, ancak Moskova’nın bölgedeki askeri tatbikatları ve sınır ihlalleri endişeleri artırıyor. Uzmanlar, Baltık ülkelerinin Rusya ile diyalog konusunda isteksiz olmasının, NATO’nun Rusya ile ilgili politikasında bir kırılma noktasına işaret edebileceğini belirtiyor. Jauniskis, “Rusya’nın mevcut hükümeti ile anlamlı müzakereler mümkün görünmüyor; bu nedenle Baltık ülkeleri olarak önceliğimiz NATO’nun savunma kapasitesini güçlendirmek ve olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olmak,” dedi.
NATO’nun doğu kanadının güçlendirilmesi, özellikle Baltık ülkelerinde konuşlandırılan çok uluslu savaş grupları ve hava savunma sistemleri ile sürüyor. Litvanya, Almanya’nın 2025 yılına kadar konuşlanmasını planladığı 4.800 kişilik bir tugaya ev sahipliği yapacak. Bu, NATO’nun Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük askeri yığınağı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Baltık ülkelerinin Rusya ile müzakereye yönelik karamsarlığı, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında izlediği dengeli diplomasi ile karşılaştırıldığında önemli bir farkı ortaya koyuyor. Türkiye, hem NATO müttefiki olarak savunma iş birliğini sürdürmekte hem de Rusya ile diplomatik kanalları açık tutmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik arabuluculuk çabalarına katkı sağlarken, Baltık ülkelerinin daha katı tutumu NATO içinde farklı yaklaşımların bulunduğunu göstermektedir. Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni uygulaması ve Karadeniz’deki güç dengesi de bu bağlamda önemini korumaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki kapasitesi, Baltık ülkeleri ile potansiyel iş birliği alanları yaratabilir.