Litvanya Meclisi (Seimas), 14 Temmuz Salı günü Sosyal Demokrat lider Mindaugas Sinkevicius'un hükümet programını onaylayarak yeni başbakanın atanmasının önünü açtı. 51 yaşındaki Sinkevicius, Litvanya'nın savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 3'üne çıkarma ve ülkede kalıcı bir ABD askeri varlığı tesis etme sözü verdi. Oylamada 141 sandalyeli mecliste 89 milletvekili Sinkevicius'un kabinesine güvenoyu verirken, 34 ret oyu kullandı. Yeni başbakan, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının gölgesinde, Baltık bölgesinin en önemli güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Yeni hükümetin öncelikleri ve kabine yapısı
Sinkevicius, başbakanlık görevini üstlenirken savunma ve güvenlik politikalarını önceliklendirdi. Litvanya, 2014'ten bu yana savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 2'sinin üzerinde tutarken, yeni hedef yüzde 3 ile NATO standartlarının oldukça üzerine çıkmak. Plan, modern hava savunma sistemleri, zırhlı araç alımları ve askeri altyapı yatırımlarını içeriyor. Ayrıca, ülkede dönüşümlü olarak konuşlanan ABD birliklerinin sayısının artırılarak kalıcı bir üsse dönüştürülmesi amaçlanıyor. Yeni kabinede Dışişleri Bakanı olarak Kęstutis Budrys, Savunma Bakanı olarak ise Dovilė Šakalienė yer aldı. Sinkevicius, "Güvenlik yalnızca askeri harcamalarla değil, aynı zamanda dayanıklı bir toplum ve güçlü ittifaklarla sağlanır" dedi.
Bölgesel ve jeopolitik boyut: Baltık güvenliği ve Rusya faktörü
Litvanya'nın bu hamlesi, Rusya'nın Ukrayna savaşında kazandığı toprak kazanımları ve Belarus'taki Wagner paralı asker grubunun varlığı gibi gelişmeler ışığında değerlendiriliyor. Baltık devletleri, Rusya'nın olası bir saldırısına karşı en savunmasız NATO üyeleri arasında sayılıyor. Sinkevicius'un başbakanlığı, Litvanya'nın Doğu kanadında NATO'nun caydırıcılık politikasını güçlendirme çabalarıyla örtüşüyor. Bu çerçevede Almanya da Litvanya'da kalıcı bir tugay konuşlandırmayı planlıyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığının artması, sadece Litvanya için değil, Letonya ve Estonya için de güvence oluşturacak. Öte yandan, savunma harcamalarındaki artışın bütçe üzerinde yaratacağı baskı, sosyal harcamalar ve kamu yatırımları arasında denge kurulmasını gerektirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Litvanya'daki bu gelişme, NATO'nun Doğu kanadındaki caydırıcılık politikasının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadında benzer bir rol üstlenirken, ittifakın savunma harcamaları konusunda yük paylaşımı tartışmalarına taraf oluyor. Litvanya'nın GSYH'nin %3'ünü savunmaya ayırma taahhüdü, diğer müttefikler üzerinde de baskı oluşturabilir. Türkiye, kendi savunma harcamalarını artırma eğilimindeyken, bu durum NATO içinde dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin Baltık'taki askeri varlığını güçlendirmesi, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güç dengesine dolaylı yansımalar yapabilir.