Libyalı siyasi partiler, ülkede istikrarı yeniden tesis etmek amacıyla devlet kurumlarının birleştirilmesi ve ortak anayasal bir çerçeve temelinde cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin yapılması çağrısında bulundu. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, çağrı Libya’nın çeşitli bölgelerinden gelen siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen birinci Libya Siyasi Partiler Konferansı’nın sonuç bildirgesinde yer aldı. Çarşamba günü yayımlanan bildirge, ülkedeki mevcut siyasi krizin aşılması için bir yol haritası niteliği taşıyor.
Siyasi partilerin talepleri ve konferansın mesajı
Konferansa katılan 28 siyasi parti, Libya’nın doğusunda ve batısında iki ayrı otoritenin varlığının ülkeyi daha da istikrarsızlaştırdığını vurguladı. Bildirgede, birleşik bir ulusal ordu ve merkezi bir yönetim yapısının oluşturulmasının öncelikli hedef olduğu belirtildi. Ayrıca, seçimlerin öncesinde adil ve şeffaf bir seçim yasasının hazırlanması, tüm tarafların katılımını sağlayacak bir uzlaşı zemini oluşturulması gerektiği ifade edildi. Partiler, mevcut geçici kurumların meşruiyetinin sorgulandığı bir ortamda, halkın iradesine dayalı yeni bir siyasi sistemin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Libya’daki siyasi tıkanıklık, sadece ülke içinde değil, bölgesel dengeler açısından da endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası aktörler uzun süredir Libya’da barışçıl bir geçiş süreci için çaba harcarken, yerel aktörlerin birleşme çağrısı bu çabaları destekleyici bir adım olarak değerlendirilebilir. Özellikle, doğuda General Halife Hafter’in liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) ile batıda Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasındaki ayrışma, ülkeyi fiilen ikiye bölmüş durumda. Siyasi partilerin çağrısı, bu bölünmüşlüğün aşılması için diplomatik bir zemin hazırlayabilir. Ancak askeri güç odaklarının ve uluslararası müdahalelerin etkisi göz önüne alındığında, bu çağrının ne kadar karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikası ve ulusal güvenliği açısından kilit öneme sahip bir ülkedir. Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni tanımakta ve askeri eğitim desteği sağlamaktadır. Bu nedenle, Libya’da birleşik kurumların oluşturulması ve seçimlerin yapılması, Türkiye’nin Libya’daki nüfuzunun korunması açısından avantajlı olabilir. Ancak, sürecin başarısı, Hafter güçlerinin ve onları destekleyen aktörlerin (Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Rusya gibi) tutumuna bağlıdır. Türkiye’nin önceliği, Libya’da istikrarın sağlanması ve meşru hükümetin otoritesinin güçlendirilmesidir. Bu gelişme, Türk dış politikasının Libya’daki hedefleriyle örtüşmekle birlikte, somut adımların atılması ve tarafların uzlaşıya varması halinde olumlu yansımalar görmek mümkün olacaktır.