Libya'da siyasi istikrarın sağlanmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Mohamed el-Menfi ile Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Mohamed Takala, Pazar günü ülkenin siyasi sürecini ilerletmenin ve uzun süredir devam eden geçiş dönemlerini sona erdirmenin yollarını görüştü. Bu görüşme, Takala'nın Çarşamba günü yeniden seçilmesinin ardından iki lider arasındaki ilk temas olma özelliğini taşıyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, görüşmede taraflar ulusal uzlaşı ve seçimlerin zamanında yapılması konularında mutabakat sağladı.
Gelişmenin Arka Planı
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana siyasi istikrarsızlık ve çatışma ortamından çıkamıyor. Ülke, doğuda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ile batıda Trablus merkezli Devlet Başkanlığı Konseyi ve Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında bölünmüş durumda. Bu siyasi bölünme, 2014'ten bu yana ülkede iki ayrı hükümetin varlığına yol açtı ve iç savaşın zeminini hazırladı.
Yüksek Devlet Konseyi, 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması uyarınca danışma organı olarak kuruldu ve ülkenin doğusundaki Temsilciler Meclisi ile birlikte anayasal çerçevenin oluşturulmasında kilit rol oynuyor. Takala'nın yeniden seçilmesi, konseyin siyasi süreçteki etkinliğini korumak istediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında, 24 Aralık 2021'de yapılması planlanan ancak çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle ertelenen genel seçimlerin yeniden takvime bağlanması yer aldı. Ayrıca, ülkenin farklı bölgelerindeki silahlı grupların silahsızlandırılması ve ulusal ordunun birleştirilmesi konuları da ele alındı.
İki liderin, ülkenin geleceğine dair ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla düzenli olarak bir araya gelme kararı aldığı belirtildi. Bu durum, siyasi diyaloğun yeniden canlandırılması ve ülkenin birleşik bir yönetim altında toparlanması için umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya'daki siyasi istikrar, sadece ülkenin iç meselesi olmanın ötesinde bölgesel ve küresel dengeleri yakından ilgilendiriyor. Ülkenin zengin petrol rezervleri ve Akdeniz'deki stratejik konumu, Libya'yı uluslararası aktörlerin rekabet alanı haline getiriyor. Özellikle Türkiye, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin farklı gruplara verdiği destek, ülkedeki krizi derinleştiren unsurlar arasında.
Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde yürütülen siyasi süreç, defalarca başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen uluslararası toplumun hâlâ en güçlü çözüm aracı olarak görülüyor. BM Libya Özel Temsilcisi Abdoulaye Bathily, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda seçimlerin 2023 yılı sonuna kadar yapılabileceğini umduğunu belirtmişti. Ancak anayasal dayanağın oluşturulamaması ve güvenlik ortamının iyileştirilememesi, seçimlerin önündeki en büyük engeller olarak duruyor.
Menfi-Takala görüşmesi, uluslararası toplumun da yakından takip ettiği bir gelişme olarak öne çıkıyor. Zira iki liderin uzlaşması, BM öncülüğündeki siyasi sürecin ilerlemesi için kritik öneme sahip. Ayrıca, Libya'daki gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve göç akınları gibi konularda Avrupa Birliği'ni de doğrudan etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Libya politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir adım. Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne verdiği destekle Libya'da önemli bir aktör konumunda. Menfi'nin başkanlığını yaptığı Devlet Başkanlığı Konseyi, Türkiye'nin muhatap aldığı meşru otorite olarak kabul ediliyor. Taraflar arasındaki uzlaşma, Türkiye'nin Libya'daki nüfuzunu korumasına ve bölgedeki istikrar arayışlarına katkı sağlayabilir. Öte yandan, siyasi sürecin ilerlemesi, Doğu Akdeniz'deki enerji anlaşmazlıklarında elini güçlendirebilir. Türkiye'nin, Libya'nın yeniden inşasında aktif rol alması beklenirken, bu görüşme iki ülke arasındaki iş birliğinin derinleşmesine zemin hazırlayabilir.