Libya'nın Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dbeibah, Mısır istihbarat şefi Abbas Kamel'e, hükümetinin Kahire'nin Akdeniz'deki deniz sınırları ve ekonomik sulara ilişkin endişelerini ele almaya hazır olduğunu iletti. Başbakanlık Ofisi'nden Cumartesi günü yapılan açıklamaya göre görüşme, iki ülke arasında deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik ilk somut adım olarak değerlendiriliyor. Reuters'ın Kahire kaynaklı haberine göre, Dbeibah'ın ofisi, Kamel ile yapılan görüşmede Libya'nın Mısır'ın güvenlik ve ekonomik çıkarlarını dikkate alacağını vurguladı.
Doğu Akdeniz'de Deniz Yetki Alanı Gerilimi
Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları sorunu, özellikle 2019'da Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı'ndan bu yana bölgesel bir kriz başlığı haline geldi. Mısır, bu anlaşmayı kendi kıta sahanlığı ve ekonomik münhasır bölgesiyle çeliştiği gerekçesiyle reddediyor. Kahire, 2020'de Yunanistan ile imzaladığı kısmi sınırlandırma anlaşmasıyla karşı hamle yapmıştı. Libya'nın batısındaki Trablus merkezli hükümetin bu anlaşmayı savunması, Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve deniz güvenliği açısından endişe kaynağı olmayı sürdürüyor.
Dbeibah'ın açıklaması, Libya'da siyasi istikrar arayışlarının hızlandığı bir dönemde geldi. Ülke, 2021'de planlanan seçimlerin iptal edilmesinin ardından rakip hükümetler arasında bölünmüş durumda. Ulusal Birlik Hükümeti, uluslararası alanda meşruiyetini korurken, doğuda General Halife Hafter'e yakın Tobruk merkezli yönetim de Mısır ile yakın ilişkilere sahip. Mısır, özellikle Hafter'i destekleyerek Libya'da nüfuzunu artırmaya çalışıyor. Dbeibah'ın Kamel ile görüşmesi, Kahire'nin Trablus ile diyalog kapısını açık tutma isteğinin işareti olarak okunuyor.
Mısır'ın Endişeleri ve Bölgesel Dengeler
Mısır'ın deniz yetki alanları konusundaki hassasiyeti, Doğu Akdeniz'de keşfedilen doğal gaz rezervleri ve ekonomik bölgelerin paylaşımından kaynaklanıyor. Kahire, özellikle Zohr gaz sahası çevresindeki haklarını korumak ve Libya ile deniz sınırını netleştirmek istiyor. Libya'nın 2019 anlaşmasını revize etme veya Mısır'ın çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde yeniden müzakere etme sinyali, bölgesel bir yumuşama umudu doğurdu. Ancak uzmanlar, Trablus'un bu konuda ne kadar esneklik gösterebileceğinin belirsiz olduğunu belirtiyor; zira anlaşma Türkiye ile ortak imzalanmış durumda ve tek taraflı bir değişiklik Ankara ile ilişkileri zora sokabilir.
Görüşmenin zamanlaması da dikkat çekici: Mısır, son aylarda Libya'da siyasi çözüm için diplomatik çabalarını yoğunlaştırmışken, Dbeibah hükümeti de uluslararası tanınırlığını kullanarak bölgesel aktörlerle ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi'nin son raporlarında, deniz yetki alanı anlaşmazlıklarının çözümünün ülkedeki istikrar için kritik olduğu vurgulanmıştı. Mısır istihbarat şefi Kamel'in Trablus ziyareti, Kahire'nin Libya'nın batısıyla doğrudan temas kurma stratejisinin parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya'nın deniz yetki alanları konusunda Mısır ile uzlaşma arayışı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Ankara, 2019'daki mutabakatla Libya'nın kıta sahanlığı üzerinden bölgede önemli bir kazanım elde etmişti. Trablus'un Mısır ile ayrı bir anlaşma yapması veya mevcut anlaşmayı revize etmesi, Türkiye'nin bölgedeki hukuki pozisyonunu zayıflatabilir. Öte yandan, Türkiye ile Mısır arasında son yıllarda başlayan normalleşme süreci, Libya konusunda ortak zemin oluşturulmasını kolaylaştırabilir. Türk dış politikası için kritik soru, Dbeibah'ın attığı adımın Ankara ile koordineli olup olmadığı. Eğer Libya, Türkiye'nin onayıyla Mısır'a güvence veriyorsa, bu üçlü bir uzlaşıya zemin hazırlayabilir. Aksi halde, Ankara'nın Trablus'a yönelik tepkisi sert olabilir ve Libya'daki denge yeniden sarsılabilir.