Ürdün'ün güneyindeki Kerak kentinde cuma günü bir Rum Ortodoks kilisesine cenaze töreni sırasında silahlı saldırı düzenlendi. Ürdün devlet televizyonunun yayınladığı görüntülere göre, üç saldırgan kiliseye ateş açtı. Saldırıda ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, 40 kişi yaralandı. Olay, ülkenin son yıllarda tanık olduğu en kanlı saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.
Saldırının arka planı ve ayrıntılar
Kerak kent merkezindeki Rum Ortodoks kilisesinde cuma günü düzenlenen cenaze töreni sırasında kimliği henüz belirlenemeyen üç saldırgan, kiliseye ateş açtı. Ürdün devlet televizyonunun yayınladığı görüntülerde, saldırganların kilise avlusunda ve girişinde rastgele ateş ettiği görülüyor. Saldırı sırasında kilisede bulunan cemaat büyük panik yaşadı. Güvenlik güçleri olay yerine kısa sürede intikal ederek kilise çevresini güvenlik çemberine aldı. Yaralılar, kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı; aralarında durumu ağır olanların bulunduğu bildirildi.
Ürdün resmi haber ajansı Petra'nın geçtiği bilgilere göre, saldırının ardından bölgede geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Emniyet kaynakları, saldırganların yakalanması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Henüz hiçbir grup saldırıyı üstlenmedi. İlk değerlendirmeler, saldırının cenaze törenine yönelik planlanmış bir eylem olabileceğine işaret ediyor. Ancak yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü ve motivasyonun netleşmediğini belirtiyor.
Kerak, Ürdün'ün başkenti Amman'ın yaklaşık 120 kilometre güneyinde yer alan ve Haçlı döneminden kalma ünlü kalesiyle bilinen tarihi bir kent. Bölgede Hristiyan ve Müslüman topluluklar yüzyıllardır bir arada yaşıyor. Ürdün nüfusunun yaklaşık yüzde 2'si Hristiyanlardan oluşuyor. Saldırı, ülkedeki dini azınlıkların güvenliği konusunda endişeleri artırdı.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Ürdün, Orta Doğu'da görece istikrarlı bir ülke olarak bilinse de son yıllarda artan ekonomik sıkıntılar ve bölgesel çatışmaların etkisiyle iç güvenlik açısından zaman zaman zorluklar yaşıyor. Irak ve Suriye'deki istikrarsızlık, Ürdün'e yönelik radikal grupların sızma girişimlerini gündeme getirmişti. Ancak bu türden bir kilise saldırısı, ülkede nadir görülen bir olay. 2016 yılında Kerak'ta düzenlenen ve güvenlik güçlerinin de hedef alındığı saldırıda 10 kişi hayatını kaybetmişti. O saldırıyı IŞİD üstlenmişti. Bu kez saldırının arkasında kimin olduğu henüz bilinmiyor.
Uluslararası toplumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak olayın, bölgede Hristiyan azınlıklara yönelik artan tehdit algısını yeniden gündeme getirmesi bekleniyor. Orta Doğu'da son yıllarda Irak, Suriye ve Mısır'da kiliselere yönelik saldırılar yaşanmıştı. Ürdün'deki bu saldırı, bölgede dini hoşgörü ve azınlık hakları açısından endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ürdün Kralı II. Abdullah'ın olayın ardından güvenlik yetkililerinden acil bilgi talep ettiği ve saldırıyı kınadığı öğrenildi. Hükümet, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Öte yandan, saldırının turizm ve yatırım üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Ürdün, ekonomik olarak zor bir dönemden geçerken güvenlik algısındaki bozulma, ülkeye yönelik yabancı sermaye ve ziyaretçi akışını olumsuz etkileyebilir. Kerak, tarihi dokusu ve kalesiyle önemli bir turistik merkez; saldırının ardından bölgedeki turistik faaliyetlerin geçici olarak durdurulduğu bildirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ürdün'de bir kiliseye yönelik saldırı, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve dini azınlıkların korunmasına verdiği önem açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Orta Doğu'da mezhep çatışmalarının önlenmesi ve Hristiyan toplulukların güvenliği konusunda duyarlı bir politika izliyor. Olayın ardından Türk Dışişleri'nden henüz bir açıklama gelmedi; ancak benzer saldırıların bölgede tırmanması, Türkiye'nin sınır komşusu Suriye ve Irak'taki istikrarsızlıkla birleşerek göç ve güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca Ürdün ile ticari ve ekonomik ilişkileri bulunan Türkiye için istikrarın korunması önem taşıyor.