İngiltere Başbakan Yardımcısı David Lammy, seks suçlularının erken tahliyesini durdurmanın cezaevi sisteminde kapasite sorununa yol açabileceğini açıkladı. Lammy, muhalefetin cezaevi krizine yönelik 'hiçbir çözüm sunmadığını' belirtti. Bu açıklama, İngiltere ve Galler'de adalet sisteminin çökme noktasına geldiği uyarılarıyla birlikte geldi.
Erken tahliye sistemi tartışması
David Lammy, cinsel suçluların cezalarının son döneminde otomatik olarak serbest bırakılması uygulamasına son verilmesi halinde, mevcut cezaevi kapasitesinin yetersiz kalacağını ifade etti. İngiltere ve Galler'de cezaevleri şu anda yüzde 99 kapasiteyle çalışıyor. Hükümet, 2023'te bazı mahkumların cezalarının yüzde 40'ını çektikten sonra tahliye edilmesine olanak tanıyan bir yasa çıkarmıştı. Ancak bu yasa, cinsel suçluları, şiddet suçlularını ve teröristleri kapsamıyor.
Lammy, muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin bu konuda 'somut bir öneri' getirmediğini söyledi. 'Onlar sadece erken tahliyeyi kaldırmaktan bahsediyor, ama bunun sonucunda cezaevlerinde yer kalmayacağını kabul etmiyorlar' dedi. Hükümet, cezaevi kapasitesini artırmak için 20 bin yeni hücre inşa etmeyi planlıyor, ancak bu projelerin tamamlanması yıllar alabilir.
Küresel ve bölgesel boyut
İngiltere'deki cezaevi krizi, birçok Batı ülkesinde benzer sorunlar yaşandığını gösteriyor. ABD ve Fransa'da da aşırı kalabalık cezaevleri, rehabilite yerine cezalandırmaya odaklanan sistemler eleştiriliyor. Lammy'nin açıklaması, ceza adaleti reformlarıyla ilgili küresel tartışmanın bir parçası. Cezaevi kapasitesi sorunu, suç oranları ve toplum güvenliği arasındaki dengeyi bir kez daha gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de cezaevi kapasitesi sorunu zaman zaman gündeme gelmektedir. Ancak İngiltere'deki erken tahliye tartışması, doğrudan Türk hukuk sistemini ilgilendirmemektedir. Yine de bu gelişme, ceza adaleti reformları ve insan hakları bağlamında uluslararası bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi olarak benzer standartları takip etmekte; cezaevi koşulları ve mahkum hakları konusundaki tartışmaları yakından izlemektedir.