ABD ile İran arasında kırılgan bir ateşkesin sürdüğü bir dönemde, Tahran yönetimi dün gece Kuveyt’e yönelik yoğun bir drone ve füze saldırısı başlattı. Saldırıda en ağır darbeyi alan Kuveyt Uluslararası Havalimanı, büyük çapta hasar gördü. Kuveytli yetkililer füzelerin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini açıklarken, ABD'nin "gerekli savunma tedbirlerini" devreye soktuğu bildirildi.
Saldırının ayrıntıları ve arka planı
Yerel saatle gece 02.00 sıralarında başlayan saldırıda, İran yapımı Şahid tipi kamikaze drone’lar ve orta menzilli füzeler kullanıldığı belirlendi. Kuveyt hava savunma sistemleri saldırgan araçların bir kısmını düşürmeyi başarsa da, en az 12 drone ve 4 füzenin havalimanı apronuna ve terminal binasına isabet ettiği tespit edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı, ancak havalimanındaki uçuş operasyonları geçici olarak durduruldu.
İran tarafından resmi bir açıklama gelmezken, devlete yakın kaynaklar operasyonun ‘ABD’nin bölgedeki askeri varlığına yanıt’ olarak düzenlendiğini öne sürdü. Kuveyt, ABD öncülüğündeki koalisyonun önemli lojistik üslerinden biri konumunda. Saldırı, ABD ile İran arasında Viyana’da yürütülen dolaylı müzakerelerin tıkanmasının hemen ardından geldi. İki tarafın nükleer anlaşma ve yaptırımlar konusunda anlaşmazlık yaşadığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Kuveyt’e yönelik bu saldırı, Körfez ülkelerinde ciddi bir güvenlik endişesi yarattı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt’e destek mesajı yayımlarken, kendi hava savunma sistemlerini yüksek alarma geçirdi. Bu saldırı, İran’ın Körfez’deki hedeflere doğrudan vurma kapasitesini ve iradesini gösteriyor.
Küresel ölçekte ise, ABD Başkanı’nın ulusal güvenlik danışmanı, “saldırının kabul edilemez olduğunu” söylerken, Pentagon’dan “orantılı bir yanıt” sinyali geldi. Ancak ABD’nin iç siyasi ortamı ve seçim takvimi, geniş çaplı bir askeri müdahaleyi zorlaştırıyor. Rusya ve Çin ise itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanması gündemde.
Uzmanlara göre, bu olay ABD-İran arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıyabilir. Ateşkesin sürdürülebilirliği sorgulanırken, Kuveyt’in tarafsız duruşu da tehdit altında. Bölge ülkeleri şimdi Washington ve Tahran arasında olası bir sıcak çatışmanın eşiğinde duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuveyt’e yönelik bu saldırı, Körfez’deki istikrarı doğrudan tehdit ederken Türkiye’nin bölgedeki ticari ve diplomatik ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, Körfez ülkeleriyle son yıllarda normalleşme sürecine girmiş, ticaret hacmini artırmıştı. Havalimanı gibi kritik altyapı hedeflerine yönelik bir saldırı, Türk şirketlerinin Kuveyt ve bölgedeki yatırım kararlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye’nin enerji ithalatı ve komşu ülkelerdeki güvenlik dengeleri açısından risk oluşturmaktadır. Ankara, hem Tahran hem de Washington ile diyalog kanallarını açık tutarken, bölgesel bir savaş senaryosunun kendi sınır güvenliğine etkisini yakından izlemektedir.