ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve Orta Doğu özel temsilcisi Jared Kushner, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından reddedilen Gazze planı konusundaki anlaşmazlıkları gidermek amacıyla önümüzdeki hafta İsrail’i ziyaret edecek. Yetkililer Cuma günü yaptıkları açıklamada, Kushner’in ziyaretinin, ABD’nin bölgede kalıcı bir barış için yürüttüğü diplomatik çabaların kritik bir aşamasına denk geldiğini belirtti. Bu ziyaret, Gazze’de insani krizin derinleştiği ve ateşkesin kırılgan olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Taraflar Arasındaki Görüş Ayrılıkları
Kushner, İsrail ziyareti sırasında Netanyahu ve diğer üst düzey İsrailli yetkililerle bir araya gelecek. Görüşmelerin ana gündem maddesi, Trump yönetiminin açıkladığı ve “Yüzyılın Anlaşması” olarak da bilinen barış planının Gazze’ye yönelik bölümü olacak. Plan, Gazze’de ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi, yeni iş alanları yaratmayı ve bölgedeki yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor. Ancak Netanyahu, planın bazı maddelerinin güvenlik endişeleri doğurduğunu ve Filistin topraklarının tamamını kapsamadığını belirterek reddettiğini açıklamıştı. Özellikle planın, Gazze’nin yeniden inşası için uluslararası fon sağlanmasını öngörmesine rağmen, bu fonun nasıl yönetileceği ve denetleneceği konusundaki belirsizlikler İsrail tarafında rahatsızlık yaratıyor.
Kushner ziyaretinde, ABD’nin planın uygulanabilirliği konusunda İsrail’i ikna etmeye çalışması bekleniyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Orta Doğu Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov’un da görüşmelere katılması öngörülüyor. Mladenov, Gazze’deki insani durumun iyileştirilmesi için uluslararası toplumun desteğini koordine etmeye çalışıyor. Görüşmelerde, Mısır ve Katar’ın da dahil olduğu bölgesel aktörlerin rolü ele alınacak. Mısır, Gazze’deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için arabuluculuk yaparken, Katar da mali desteğiyle öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze planı, sadece İsrail-Filistin çatışmasının çözümü için değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından da büyük önem taşıyor. ABD’nin bu girişimi, bölgede etkisini artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle İran’ın nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak sunulan plan, Arap ülkeleri arasında farklı tepkilere yol açıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler plana temkinli yaklaşırken, Filistin yönetimi planı reddediyor ve bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını şart koşuyor. Hamas ise planı “sembolik” olarak nitelendirip kabul etmeyeceğini açıkladı.
Kushner’in ziyareti, aynı zamanda Kasım ayında yapılacak ABD başkanlık seçimleri öncesinde Trump yönetiminin dış politika başarısı elde etme çabası olarak da yorumlanıyor. İsrail’de ise siyasi belirsizlik devam ederken, Netanyahu’nun koalisyon hükümeti zayıf bir durumda. Bu durum, planın kabul edilme olasılığını azaltıyor. Ancak Kushner’in, Netanyahu’ya güvenlik garantileri ve ekonomik teşvikler konusunda yeni öneriler sunması bekleniyor. Uzmanlar, İsrail’in plana tamamen karşı çıkmak yerine bazı maddelerin revize edilmesini talep edebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Orta Doğu politikası açısından yakından takip ediliyor. Türkiye, Filistin davasının destekçisi olarak, Gazze’deki insani krizin çözümünde aktif rol oynuyor. Kushner’in planı, Türkiye’nin bölgedeki etkisini azaltabilecek bir girişim olarak görülüyor. Özellikle planın, İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında normalleşme sürecini hızlandırması halinde, Türkiye’nin Filistin meselesindeki konumu zayıflayabilir. Ancak Türkiye, planın İsrail’in lehine olduğunu ve Filistin halkının meşru haklarını göz ardı ettiğini düşünüyor. Bu nedenle, Türkiye’nin plana karşı çıkması ve Filistinli gruplarla diyalog kurmaya devam etmesi bekleniyor. Bölgede dengelerin değiştiği bu süreçte, Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin önemi artıyor.