ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski kıdemli danışmanı Jared Kushner, Gazze'nin yeniden inşası için hazırlanan ve yalnızca 2,45 milyar dolarlık bir başlangıç fonu içeren planı açıkladı. Kushner, planın hayata geçirilmesinde yaşanan gecikmeleri kabul ederken, uluslararası kamuoyu söz konusu meblağın bölgenin ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak olduğunu belirtiyor. Plan, savaş sonrası Gazze'nin geleceğine dair belirsizlikleri daha da artırdı.
Planın Arka Planı ve İçeriği
Jared Kushner, Orta Doğu barış sürecinde uzun süredir etkin bir figür olarak biliniyor. Trump yönetimi döneminde İbrahim Anlaşmaları olarak adlandırılan normalleşme sürecinde kilit rol oynayan Kushner, şimdi de Gazze'nin yeniden inşası için hazırlanan planı kamuoyuna tanıttı. Ancak planın mali boyutu, uluslararası kuruluşların ve bağımsız uzmanların hesaplamalarının çok altında kalıyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası'nın tahminlerine göre Gazze'nin yeniden inşası için gereken kaynak 50 milyar doları aşıyor.
Kushner, planın bir "başlangıç" olduğunu ve zamanla genişletilebileceğini savunuyor. Ancak açıklamalarında, planın uygulanmasında yaşanan gecikmeleri de kabul etti. Kushner, "Bazı gecikmeler oldu, bunu kabul ediyorum. Ancak önemli olan doğru yönde ilerlemek" ifadelerini kullandı. Planın detayları arasında altyapı projeleri, konut inşası ve insani yardım koridorlarının yeniden açılması gibi unsurlar yer alıyor. Yine de bu projelerin finansmanının nasıl sağlanacağı belirsizliğini koruyor.
Uluslararası tepkiler gecikmedi. Avrupa Birliği yetkilileri, planın kapsamlı bir siyasi çözümden yoksun olduğunu vurgularken, insani yardım kuruluşları Gazze'deki acil ihtiyaçların karşılanması için çok daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bölgedeki Filistinli gruplar ise planı "göstermelik" olarak nitelendiriyor ve gerçek bir yeniden inşa için önce kalıcı ateşkes ve siyasi istikrar gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'nin yeniden inşası, sadece Filistinliler için değil, tüm Orta Doğu için kritik bir mesele. Savaşın yaralarının sarılması, bölgesel istikrarın sağlanması açısından hayati önem taşıyor. Ancak Kushner'ın açıkladığı 2,45 milyar dolarlık fon, bu hedefin ne kadar uzağında olduğumuzu gösteriyor. Uzmanlar, bu meblağın yalnızca enkaz kaldırma ve temel altyapı onarımı için bile yetersiz olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, planın siyasi ayağı da belirsiz. Kushner, Filistin yönetiminin rolüne dair net bir çerçeve çizmezken, İsrail'in güvenlik endişelerinin göz önünde bulundurulduğunu söyledi. Bu durum, planın Filistin tarafında meşruiyet kazanmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki liderliği sorgulanırken, Çin ve Rusya gibi aktörlerin Orta Doğu'da artan etkisi, Washington'ın inisiyatif almasını güçleştiriyor.
Kushner'ın açıklamaları, Trump yönetiminin Orta Doğu vizyonunun bir devamı niteliğinde. Ancak bu vizyon, Filistin-İsrail çatışmasının kökenlerine inmeden, ekonomik teşviklerle sorunu çözmeyi amaçlıyor. Eleştirmenler, bu yaklaşımın daha önce de denendiğini ve başarısız olduğunu hatırlatıyor. Nitekim, 2020'de açıklanan "Yüzyılın Anlaşması" da benzer bir ekonomik odaklı yaklaşımı benimsemiş ancak Filistin tarafından reddedilmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'nin yeniden inşası ve Filistin meselesinde tarihsel olarak aktif bir rol üstlenmiştir. Kushner'ın açıkladığı plan, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını gölgeleme potansiyeli taşıyor. Ankara, Filistin'e verdiği destekle bölgesel kamuoyunda itibar kazanırken, ABD'nin güdümünde hazırlanan ve Filistin yönetimini dışlayan bir plan, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir. Ayrıca, planın finansmanının yetersizliği, Gazze'deki insani krizin derinleşmesine yol açarak Türkiye'ye yeni göç dalgaları ve güvenlik riskleri yaratabilir. Türkiye, uluslararası platformlarda bu planın eksikliklerini dile getirerek, kapsayıcı ve adil bir çözüm için çağrıda bulunmalıdır.