Küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde gözler, başta ABD olmak üzere büyük ekonomilerden gelecek kritik verilere çevrildi. Yatırımcılar, enflasyon ve istihdam rakamları ile merkez bankalarının para politikalarına yönelik ipuçları ararken, emtia fiyatlarındaki hareketlilik de dikkat çekiyor. Petrol fiyatları, OPEC+’ın üretim kesintileri ve Ortadoğu’daki jeopolitik gerginliklerin etkisiyle yükseliş eğilimini sürdürüyor. Altın fiyatları ise ABD dolarının seyrine bağlı olarak dalgalı bir seyir izliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Küresel ekonomi, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde yavaşlama sinyalleri veriyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentiler güçlenirken, Avrupa Merkez Bankası da benzer bir yola girebilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkeler için sermaye akışlarını olumlu etkileyebilir. Ancak Çin’deki talep zayıflığı ve küresel ticaretteki korumacı eğilimler, büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Emtia piyasalarında, bakır ve demir cevheri gibi endüstriyel metaller, Çin’in inşaat sektöründeki toparlanma umutlarıyla destekleniyor. Tarım emtialarında ise buğday ve mısır fiyatları, Ukrayna-Rusya savaşının seyrine duyarlı seyrediyor. Enerji fiyatları, özellikle doğal gazda, Avrupa’nın kış stoklarına yönelik endişelerle dalgalanıyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Gelişmekte olan ülkeler, yüksek dış borç ve artan enerji maliyetleriyle mücadele ederken, küresel faiz oranlarındaki olası düşüş bu ülkelere nefes aldırabilir. Ancak ABD seçimleri sonrası oluşacak politika çerçevesi, ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesine yol açabilir. Bu belirsizlik ortamında, yatırımcılar güvenli liman arayışını sürdürüyor.
Jeopolitik cephede, Orta Doğu’daki İsrail-Hamas çatışması ve Rusya-Ukrayna savaşı, enerji ve gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle gıda ithalatına bağımlı ülkeleri olumsuz etkiliyor. Küresel tedarik zincirleri ise Kızıldeniz’deki Husi saldırıları nedeniyle yeniden kesinti riskiyle karşı karşıya.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, net enerji ve emtia ithalatçısı olarak küresel fiyat hareketlerine doğrudan maruz kalıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, cari açık ve enflasyon üzerinde baskıyı artırabilir. Öte yandan, gelişmiş ülkelerde faiz indirimi beklentisi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini kolaylaştırabilir. Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ve TL’nin reel kuru, rekabet gücü açısından kritik önemini koruyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi, enflasyonla mücadelenin yanı sıra döviz rezervlerini güçlendirme hedefiyle de uyumlu.