Küba'da yeni eğitim yılı başladı; ancak öğrenciler ve öğretmenler, temel okul malzemelerindeki ciddi kıtlık nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya. Defter, kalem, kitap gibi temel ihtiyaç maddeleri raflarda bulunamıyor. Ada ülkesini etkisi altına alan derin ekonomik kriz, eğitim sistemini de vurmuş durumda. Okullar açılırken veliler, çocukları için gerekli malzemeleri bulmakta büyük güçlük çekiyor.
Küba'da Okul Malzemeleri Kıtlığı ve Eğitim Krizi
Küba Eğitim Bakanlığı'nın açıklamasına göre, 2024-2025 eğitim yılı 2 Eylül'de başladı. Ancak ülke genelinde okullarda temel malzemelerde ciddi bir eksiklik yaşanıyor. Devlet televizyonu Canal Caribe'ye konuşan bir okul müdürü, “Geçen yıldan kalan defterleri dağıtıyoruz, ancak yeni defter stoğumuz yok” dedi. Uzun süredir devam eden ABD ambargosu ve COVID-19 salgınının etkileri, Venezuela'dan gelen petrol sevkiyatlarındaki azalmayla birleşince Küba ekonomisi ciddi bir darboğaza girdi.
Küba Hükümeti, eğitim malzemelerinin yüzde 70'ini ithal etmek zorunda. Ancak döviz sıkıntısı nedeniyle bu ithalat gerçekleştirilemiyor. Yerli üretim ise elektrik kesintileri ve hammadde eksikliği nedeniyle neredeyse durma noktasında. Öğrenci velileri, karaborsada normal fiyatın 10 katına defter ve kalem bulabiliyor; ancak bu da çoğu aile için karşılanamaz düzeyde.
Öğretmenler Derneği Başkanı Rosa María Reyes, durumun gelecek nesillerin eğitim kalitesini tehdit ettiğini belirtiyor: “Çocuklar kitaplarını bile paylaşamaz hale geldi. Birçok okulda öğrenciler defterlerini kullanmak için sıraya giriyor.” Hükümet ise durumu kabul etmekle birlikte, “geçici sıkıntılar” olarak nitelendiriyor.
Bölgesel Etkiler ve Küba'nın İnsani Durumu
Küba'daki bu eğitim krizi, ülkenin genel insani durumunun bir yansıması. Gıda, ilaç ve temel tüketim mallarında da büyük kıtlıklar yaşanıyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'na göre Küba nüfusunun yüzde 30'u gıda güvensizliği yaşıyor. Ekonomik kriz, son yıllarda benzeri görülmemiş bir göç dalgasını da tetikledi; birçok Kübalı, ülkeyi terk etmeye çalışıyor.
ABD ambargosunun etkisi ve pandemi sonrası turizm gelirlerindeki düşüş, ülkenin döviz gelirlerini azalttı. Venezuela ve Rusya gibi müttefiklerin desteği ise yetersiz kalıyor. Uzmanlar, Küba'nın bu krizden çıkışının ancak ekonomik reformlarla mümkün olabileceğini vurguluyor. Ancak hükümet, siyasi kontrolü kaybetme endişesiyle reformlara yanaşmıyor.
Eğitimdeki bu gerileme, ülkenin uzun vadeli kalkınmasını tehdit ediyor. Küba'nın okuryazarlık oranı dünyanın en yüksekleri arasındaydı; ancak şimdi bu başarının sürdürülemez hale geldiği ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Küba'daki çocukların eğitimde geri kalma riskine dikkat çekerek acil yardım çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Küba ile ticari ilişkileri sınırlı olmakla birlikte, son yıllarda iki ülke arasında diplomatik temaslar artmıştır. Küba'daki ekonomik kriz, Türkiye'nin Latin Amerika açılımı politikası çerçevesinde bölgede yeni iş birliği fırsatları doğurabilir. Ancak Küba'nın içinde bulunduğu derin kriz, bu ülkeye yönelik yatırımları riskli hale getiriyor. Türkiye, insani yardım kuruluşları aracılığıyla Küba'ya yardımda bulunabilir ve bu durum, bölgedeki diplomatik itibarını artırabilir. Ayrıca, Küba deneyimi, ekonomik ambargo ve kriz yönetimi konularında Türkiye için dersler içermektedir.