Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'daki askeri operasyonların yoğunlaştırılacağı sözünü verirken, İran'a 'tam dayanışma' mesajı verdi. Kremlin liderinin bu açıklamaları, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya askeri desteğini artırdığı ve İran'ın nükleer programı konusundaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. Putin, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını sürdüreceğini ve Kiev yönetiminin 'acı çekmeye devam edeceğini' belirtti. Ayrıca, İran'ın uluslararası baskılara karşı direnişini desteklediğini ifade ederek, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendiğini vurguladı.
Putin'in Açıklamalarının Perde Arkası
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova'da düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, Ukrayna'daki 'özel askeri operasyonun' hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini söyledi. Putin, son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik füze saldırılarının arttığını ve bu saldırıların 'Ukrayna'nın savaşma kabiliyetini zayıflatmayı' amaçladığını belirtti. Rus lider, Ukrayna ordusunun son karşı taarruzlarının başarısız olduğunu öne sürerek, Rus güçlerinin inisiyatifi elinde tuttuğunu iddia etti.
Putin ayrıca, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı silahların 'meşru hedef' olduğunu ve bu silahların nakledildiği konvoyların vurulacağını ifade etti. Bu açıklamalar, Rusya'nın NATO ülkelerinin Ukrayna'ya silah tedarikini engellemek için daha agresif bir tutum benimseyeceğinin sinyali olarak yorumlandı. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov ise, Putin'in açıklamalarının 'Batı'nın Ukrayna'daki savaşı uzatma çabalarına' karşı bir yanıt olduğunu savundu.
İran ile Artan İşbirliği
Putin, konuşmasında İran'a yönelik olarak da 'tam dayanışma' ifadelerini kullandı. Rusya-İran ilişkileri, özellikle Ukrayna savaşı ve Batı'nın yaptırımları nedeniyle giderek derinleşiyor. İki ülke, enerji, askeri teknoloji ve istihbarat alanlarında işbirliğini artırıyor. Batılı istihbarat raporları, İran'ın Rusya'ya insansız hava aracı (İHA) tedarik ettiğini ve bu araçların Ukrayna'da kullanıldığını iddia ediyor. Kremlin bu iddiaları yalanlarken, Tahran yönetimi ise Ukrayna savaşından önce bazı teknolojik anlaşmalar yapıldığını kabul etmişti.
Öte yandan, İran'ın nükleer programı konusunda uluslararası toplumla yaşadığı anlaşmazlıkta Rusya'nın Tahran'ın yanında yer alması, Batılı ülkelerin tepkisini çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'nın İran'ı nükleer müzakerelerde desteklemesinin 'uluslararası güvenliği tehdit ettiği' uyarısında bulunuyor. Putin ise, İran'ın nükleer enerji alanındaki haklarını savunduklarını ve bu konuda Tahran'a yönelik baskıların 'meşru olmadığını' dile getirdi.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Putin'in bu açıklamaları, Orta Doğu'da dengeleri de etkileyebilecek nitelikte. Rusya'nın İran'a verdiği destek, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkeleri tedirgin ediyor. İsrail, Rusya'nın Suriye'deki varlığıyla İran'ın nüfuzunun artmasına zaten izin vermekle eleştiriliyordu. Şimdi ise Moskova'nın açık desteği, bölgede bir güç dengesi oluşturabilir. Uzmanlar, Putin'in bu hamlesinin, ABD'nin Orta Doğu'daki etkisini azaltma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor.
Küresel ölçekte ise, Rusya-İran yakınlaşması, Batı'nın yaptırım politikalarının etkinliğini azaltabilir. İki ülkenin enerji ve finans alanındaki işbirlikleri, doların hakimiyetini zayıflatmaya yönelik bir adım olarak okunuyor. Bu durum, uluslararası ticarette alternatif ödeme sistemlerinin güçlenmesine yol açabilir. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırılarını artırması, savaşın kış aylarında daha da şiddetleneceğine işaret ediyor ve bu da Avrupa'daki enerji krizini derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta arabuluculuk rolü oynamaya devam ederken, Putin'in artan saldırı tehdidi, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan yetkileri çerçevesinde uyguladığı politika, savaşın seyrinin belirlenmesinde kritik önemde. Ayrıca, Rusya-İran yakınlaşması, Kafkasya ve Orta Doğu'da Türkiye'nin etkisini dengeleyebilir. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması için çaba harcarken, Putin'in bu açıklamaları süreci olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın hem Kiev'le hem Moskova'yla iletişimini sürdürme stratejisi, bu yeni gerilimde daha da önem kazanıyor.