Nepal ve Tibet'i vuran ani sellerin üzerinden neredeyse bir hafta geçmesine rağmen, kurtarma ekipleri hâlâ hidroelektrik santrallerinde mahsur kalan işçilere ulaşmaya çalışıyor. Ancak ekiplerin önünde beklenmedik bir engel var: Santrallerin yerini tespit etmek. Bölgedeki yıkım o kadar büyük ki, yollar ve köprüler sular altında kaldı, iletişim ağları çöktü ve bazı santraller tamamen enkaz altında. Nepal hükümeti, resmi kurtarma çalışmalarının yanı sıra yerel halkın da desteğiyle kayıp işçileri bulmak için yoğun çaba harcıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Geçtiğimiz hafta başında Nepal'in dağlık bölgelerinde ve komşu Tibet'in güney kesimlerinde şiddetli yağışlar ve ani eriyen kar suları bir dizi sel ve toprak kaymasına neden oldu. Özellikle Nepal'in Bagmati ve Gandaki eyaletleri, onlarca yıldır görülmemiş şekilde sular altında kaldı. Yetkililer, en az 112 kişinin hayatını kaybettiğini, düzinelerce kişinin de kayıp olduğunu açıkladı. Kayıplar arasında, ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için inşa edilen hidroelektrik santrallerinde çalışan işçiler de bulunuyor.
Kurtarma ekipleri, helikopterler ve insansız hava araçlarıyla bölgeyi tararken, enkaz altında kalan santrallere ulaşmaya çalışıyor. Ancak bazı santrallerin yolu tamamen kaybolmuş durumda; haritalar ve GPS verileri bile yetersiz kalıyor. Nepal Enerji Bakanlığı yetkilileri, şu ana kadar en az üç hidroelektrik santralinde toplam 45 işçinin mahsur kaldığını tahmin ettiklerini, ancak bu sayının artabileceğini belirtiyor. Bölgedeki arama kurtarma faaliyetleri, düşen uçurumlar ve hâlâ devam eden toprak kaymaları nedeniyle riskli bir şekilde sürüyor.
Nepal ordusu, polis ve gönüllü ekiplerden oluşan yaklaşık 5.000 kişilik bir kurtarma gücü, afet bölgesinde görev yapıyor. Ancak ekipler, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde hava koşullarının kötüleşmesiyle birlikte zor anlar yaşıyor. Hava durumu raporlarına göre, önümüzdeki günlerde bölgede yeni yağışlar bekleniyor; bu da kurtarma çalışmalarını daha da güçleştirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu felaket, Nepal'in altyapı yatırımlarındaki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke, hidroelektrik enerji üretimini artırmak için Çin ve Hindistan ile büyük projelere imza atmıştı. Özellikle dağlık bölgelerde inşa edilen santraller, hem Nepal'in iç enerji ihtiyacını karşılıyor hem de komşu ülkelere enerji ihraç etmeyi hedefliyor. Ancak bu tür doğal afetler, bu projelerin risklerini ortaya koyuyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür ani sellerin ve aşırı hava olaylarının artabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel olarak, Nepal'in güney komşusu Hindistan ve kuzey komşusu Çin, kurtarma çalışmalarına destek teklif etti. Çin, Tibet sınırındaki etkilenen bölgelere arama kurtarma ekibi gönderirken, Hindistan da tıbbi malzeme ve insani yardım göndereceğini açıkladı. Ayrıca uluslararası kuruluşlar ve Avrupa Birliği de acil yardım çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetler konusunda önemli bir deneyime sahip olup, Nepal'deki bu felaket, afet yönetimi konusunda uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, daha önce deprem başta olmak üzere çeşitli afetlerde dünyanın dört bir yanına yardım ekipleri göndermiş durumda. Bu tür olaylar, Türkiye'nin bölgesel ve küresel düzeyde insani yardım kapasitesini geliştirmesi ve afetlere hızlı müdahale konusunda iş birliği yapması açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Nepal'deki hidroelektrik santrallerin durumu, Türkiye'nin kendi enerji yatırımlarındaki riskleri azaltması ve daha dayanıklı altyapılar inşa etmesi için bir ders niteliğinde.