Tibet ile Nepal arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen ani sel felaketi, büyük bir yıkıma yol açtı. Yetkililer, binlerce kişinin kayıp olduğunu açıklarken, kayıplar arasında bölgede turist rehberliği yapan 10 Tibetli rehberin de bulunduğu doğrulandı. Felaket, özellikle turizm sezonunun yoğun olduğu bir dönemde yaşanması nedeniyle bölgedeki arama kurtarma çalışmalarını güçleştiriyor. Nepal'in kuzeyindeki dağlık alanlarda etkili olan sel, sınır ötesinde de ciddi hasara neden oldu; köprüler yıkıldı, yollar kapandı ve birçok yerleşim yeri sular altında kaldı.
Gelişmenin arka planı
Sel felaketi, bölgede etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı ani su baskınları sonucu meydana geldi. Himalayalar'ın eteklerindeki bu bölge, her yıl benzer felaketlere sahne olsa da, bu yılki yağışların şiddeti son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Tibet'in güneyindeki Zhangmu sınır kasabası çevresinde ve Nepal'in Sindhupalchok bölgesinde etkili olan seller, toprak kaymalarını da tetikledi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığını vurguluyor.
Kayıp 10 Tibetli rehberin, turist gruplarını Everst Dağı'nın kuzey yamacındaki popüler yürüyüş rotalarına götürdükleri sırada sel sularına kapıldıkları belirtiliyor. Rehberlerin aileleri, yetkililerden bilgi alamadıklarını ifade ederek endişelerini dile getiriyor. Nepal hükümeti ise arama kurtarma ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini, ancak olumsuz hava koşulları nedeniyle çalışmaların aksadığını duyurdu.
Felakette hayatta kalanlar, yaşadıkları dehşet dolu anları anlattı. Nepal'in Chaku köyünde yaşayan 45 yaşındaki bir çiftçi, "Su bir anda her yeri kapladı. Eşim ve ben çatıya çıkarak kurtulduk ama komşularımızdan çoğunu kaybettik" dedi. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları çıkarmak için mücadele verirken, sağ kurtulanların bir kısmı geçici barınma merkezlerine yerleştirildi. Bölgede salgın hastalık riskine karşı da önlemler alınmaya çalışılıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tür doğal afetler, Himalayalar'ın her iki yakasında yaşayan topluluklar için ortak bir tehdit oluşturuyor. Tibette ve Nepal tarafında, nehir yataklarına kurulan yerleşimler ve altyapı yetersizliği, felaketin etkisini artırıyor. Uzmanlar, iki ülke arasında sınır ötesi işbirliğinin ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Çin, Tibet'teki arama kurtarma çalışmalarına destek verirken, Nepal de uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Bölgesel etkiler yalnızca can kayıplarıyla sınırlı değil. Turizm sektörü, özellikle Nepal ekonomisi için kritik bir gelir kaynağı. Everest Dağı'na çıkışların da gerçekleştiği bu bölgedeki altyapı hasarı, turizm faaliyetlerinin uzun süre aksamasına neden olabilir. Ayrıca, sel sularının taşıdığı çamur ve enkaz, tarım arazilerini de kullanılamaz hale getirdi. Bu durum, bölgedeki gıda güvenliğini tehdit eden yeni bir boyut oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetlerin yıkıcı etkilerini yakından bilen bir ülke olarak, bu tür felaketlerde uluslararası dayanışmanın önemini vurgulamaktadır. Tibet ve Nepal'de yaşanan sel, iklim değişikliğinin küresel ölçekte yol açtığı riskleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, özellikle arama kurtarma ekiplerini bölgeye gönderme veya insani yardım sağlama konusunda deneyimli bir aktör olarak öne çıkabilir. Bu bağlamda, Türkiye'nin afet yönetimindeki birikimini bu bölgeyle paylaşması, iki ülkeyle olan ilişkilerini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikaları, bu tür olayların önlenmesine yönelik küresel çabalarla uyumlu bir zemin oluşturmaktadır.