Küba’da nüfus erimesi hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl doğum sayıları yeniden düşerken, ölüm oranlarındaki artış ve adayı terk eden binlerce kişi, ülkenin demografik yapısını tehdit eden bir tablo ortaya koydu. Küba Ulusal İstatistik Ofisi’nin verilerine göre, 2023’te 90 binden az doğum kaydedilirken, 120 binin üzerinde ölüm gerçekleşti. Bu, üst üste beşinci yıl doğal nüfus azalışı anlamına geliyor. Ekonomik krizin derinleştiği ve ABD yaptırımlarının etkisini hissettirdiği adada, özellikle genç nüfusun göçü demografik krizi daha da ağırlaştırıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Küba, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’larda yaşadığı ‘Özel Dönem’den bu yana en ciddi ekonomik sıkıntıyı yaşıyor. Turizm gelirlerindeki düşüş, enerji krizleri ve temel gıda maddelerine erişimdeki güçlük, halkın alım gücünü ciddi şekilde aşındırmış durumda. ABD’nin 1962’den bu yana uyguladığı ambargo, 2017’den itibaren Trump yönetiminin sıkılaştırdığı yaptırımlarla daha da ağırlaştı. COVID-19 pandemisi ise sağlık sistemini ve ekonomiyi zaten zor durumda olan adada adeta çökertti.
Artan göç dalgası, Küba’nın en büyük sorunlarından biri haline geldi. 2022’de tarihi seviyelere ulaşan Kübalı göçmen sayısı, 2023’te de yüksek kalmaya devam etti. ABD’ye yönelik düzensiz geçişler, Nikaragua üzerinden karayolu ile göç, ve diğer Latin Amerika ülkelerine yerleşenlerle birlikte, adanın toplam nüfusunun son beş yılda yaklaşık yüzde 10 azaldığı tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küba’nın nüfus kaybı sadece adayı değil, bölgedeki diğer ülkeleri de etkiliyor. Özellikle ABD, Meksika ve diğer Orta Amerika ülkeleri, artan Kübalı göçmen akınıyla baş etmeye çalışıyor. ABD’de geçici koruma statüsü alan Kübalıların sayısı 2023’te rekor kırdı. Küba hükümeti ise bu durumu ABD’nin ‘ekonomik savaşına’ bağlıyor ve yaptırımların kaldırılması çağrısı yapıyor. Öte yandan, Küba’nın nüfus yapısındaki bu bozulma, ülkenin uzun vadede iş gücü, sosyal güvenlik sistemi ve ekonomik kalkınma açısından ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Küba’nın yaşlı bağımlılık oranı hızla yükseliyor ve bu durum, emeklilik sistemini ve sağlık hizmetlerini sürdürülemez kılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba’nın nüfus krizi, Türkiye açısından doğrudan bir ilgi alanı olmasa da, benzer ekonomik sıkıntılar ve yaptırım tehditleri altındaki ülkeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, ekonomik kriz ve döviz darboğazı dönemlerinde benzer demografik baskılarla karşılaşmış bir ülke olarak, Küba’nın deneyimini incelemeli. Ayrıca, Türkiye’nin Latin Amerika’ya yönelik artan diplomatik ve ticari açılımı kapsamında, Küba’nın içinde bulunduğu durum, bölgedeki istikrarı etkileyebilir. Türkiye, ABD yaptırımları nedeniyle zor durumda olan Küba ile ticari ilişkilerini çeşitlendirme potansiyeline sahip, ancak bu adımın atılması, mevcut jeopolitik dengeler ve ABD ile ilişkiler çerçevesinde dikkatlice değerlendirilmelidir.