Kremlin, İngiltere'nin Büyük Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmasında 'Rusya karşıtı duyguları körüklemekle' suçladı. Burnham, konuşmasında Rusya'nın bilgi savaşıyla mücadele etmek için yeni bir Ulusal Bilgi Savunma Merkezi kurma planlarını açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Burnham'ın sözlerinin ikili ilişkileri daha da gerginleştirebileceğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Andy Burnham, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Rusya'nın yürüttüğü dezenformasyon kampanyalarına karşı Birleşik Krallık'ın daha etkin bir savunma mekanizması oluşturması gerektiğini vurguladı. Burnham, 'Ulusal Bilgi Savunma Merkezi' adını verdiği yeni kurumun, yapay zekâ destekli analizlerle Rusya kaynaklı yanıltıcı bilgileri tespit edip hızlı yanıt üreteceğini söyledi. Burnham, bu merkezin sadece hükümete değil, aynı zamanda yerel yönetimlere, medya kuruluşlarına ve sivil topluma da destek sağlayacağını belirtti.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Burnham'ın açıklamalarını 'sorumluluktan kaçan bir retorik' olarak nitelendirdi. Peskov, Burnham'ın Rusya'yı hedef alan sözlerinin, İngiltere'nin iç siyasetinde prim toplama çabası olduğunu öne sürdü. Peskov, 'Bu tür açıklamalar, Rusya-İngiltere ilişkilerinde zaten var olan güvensizliği daha da derinleştirir. Burnham, Rusya karşıtı duyguları körükleyerek diyalog zeminini yok ediyor.' ifadelerini kullandı.
Burnham'ın ofisinden yapılan yazılı açıklamada ise, 'Ulusal Bilgi Savunma Merkezi'nin tamamen savunma amaçlı olduğu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığı belirtildi. Açıklamada, 'Bu merkez, yabancı devlet aktörlerinin dezenformasyon faaliyetlerine karşı Birleşik Krallık'ın direncini artırmayı amaçlıyor. Rusya'ya özel bir düşmanlık beslemiyoruz; ancak gerçekleri savunmak demokratik bir haktır.' denildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Batı ile Rusya arasındaki bilgi savaşının son cephesini oluşturuyor. Son yıllarda ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya'nın seçimlere müdahale, sosyal medyada dezenformasyon yayma ve siber saldırılar düzenleme gibi faaliyetlerine karşı çeşitli savunma mekanizmaları geliştirdi. Avrupa Birliği, 2015 yılında East StratCom Task Force'u kurarak Rusya kaynaklı dezenformasyonla mücadele etmeye başlamıştı. NATO da 2017'de Letonya'nın başkenti Riga'da Stratejik İletişim Mükemmeliyet Merkezi'ni açtı.
Birleşik Krallık, Rusya'nın 2018'de Salisbury'de eski ajan Sergei Skripal'e düzenlediği sinir gazı saldırısının ardından Rusya'ya yönelik yaptırımlarını artırmıştı. İngiltere, ayrıca Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlangıcından bu yana Kiev'e önemli askeri ve istihbari destek sağlıyor. Burnham'ın önerisi, bu çabaların yerel yönetimler düzeyinde de kurumsallaştırılması anlamına geliyor.
Kremlin'in Burnham'a yönelik suçlaması, Rusya'nın Batı'daki her türlü eleştirel söylemi 'Rusya karşıtlığı' olarak etiketleme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Moskova, özellikle İngiltere'yi 'aşırı Rusya karşıtı' bir devlet olarak tanımlıyor ve ikili ilişkilerdeki sorunların sorumluluğunu Londra'ya yüklüyor. Ancak Burnham'ın BM gibi uluslararası bir platformda yaptığı konuşma, Kremlin'in tepkisini daha da sertleştirmiş durumda.
Uzmanlara göre, Burnham'ın önerdiği merkez, İngiltere'nin bilgi savunmasında merkezî bir koordinasyon birimi oluşturma ihtiyacına yanıt veriyor. Hâlihazırda İngiltere'de Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC) ve İletişim Ofisi (Ofcom) gibi kurumlar dezenformasyonla mücadele ediyor; ancak bunlar arasında etkin bir eşgüdüm bulunmuyor. Burnham'ın planı, bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.
Kremlin'in açıklamaları, Rusya'nın Batı ile ilişkilerinde 'mağdur' pozisyonunu pekiştirme çabası olarak da yorumlanıyor. Peskov'un sözleri, Rus kamuoyuna 'Batı bize karşı bir bilgi savaşı yürütüyor' mesajını vererek iç kamuoyunu konsolide etmeyi amaçlıyor. Bu taktik, Rusya'nın Ukrayna savaşı sırasında sıkça başvurduğu bir yöntem.
Öte yandan, Burnham'ın BM konuşması, İngiltere'nin uluslararası alanda 'bilgi savunması' konusunda liderlik etme arzusunu gösteriyor. İngiltere, 2023'te yayımladığı 'Entegre Gözden Geçirme' belgesinde, bilgi alanını 'yeni bir savaş alanı' olarak tanımlamış ve bu alanda yatırımlarını artıracağını duyurmuştu. Burnham'ın önerisi, bu stratejinin yerel yönetimler düzeyinde hayata geçirilmesi olarak okunabilir.
Ancak Kremlin'in tepkisi, bu tür girişimlerin Rusya ile ilişkileri daha da gerilmesine yol açabileceğini gösteriyor. Moskova, Batı'nın bilgi savunması adı altında yürüttüğü faaliyetleri 'Rusya karşıtı propaganda' olarak nitelendiriyor ve karşı önlemler alabileceğini belirtiyor. Bu durum, iki ülke arasında zaten var olan güvensizlik ortamında yeni bir gerilim hattı oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ile Batı arasındaki bilgi savaşında denge politikası izliyor. Ankara, hem NATO üyesi olarak Batı'nın dezenformasyonla mücadele çabalarına destek veriyor hem de Rusya ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Burnham'ın önerisi, Türkiye'nin kendi bilgi güvenliği politikalarını gözden geçirmesi için bir fırsat olabilir. Türkiye, son yıllarda Rusya kaynaklı dezenformasyonun hedefi olmuş ve bu konuda bazı kurumsal adımlar atmıştı. Ancak Batı'nın Rusya karşıtı söylemi sertleştikçe, Türkiye'nin denge politikası daha da zorlaşabilir. Ankara'nın, bilgi savunması konusunda kendi ulusal mekanizmalarını güçlendirmesi ve uluslararası işbirliğini çeşitlendirmesi bekleniyor.