Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) kuzeydoğusundaki Mongbwalu Genel Referans Hastanesi'nin tıbbi direktörü Dr. Richard Lokudu, ülkenin en ölümcül Ebola virüsü salgınlarından birinin ön saflarında çalışmasına rağmen neredeyse hiçbir ücret alamıyor. Lokudu ve birkaç meslektaşı, hastaneye akın eden hastaları tedavi etmek için gün boyu çalışıyor ancak maddi bir karşılık görmüyor. Bu durum, sağlık sisteminin zaten kırılgan olduğu bir ülkede salgınla mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.
Ebola salgınının boyutları ve sağlık sisteminin durumu
KDC'deki mevcut Ebola salgını, ülkenin doğusundaki Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerini etkiliyor. Salgın ilk olarak 2018 yılında başlamış olsa da, son aylarda vakalarda yeniden artış yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının kontrol altına alınması için acil kaynak ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Dr. Lokudu gibi sağlık çalışanları, kişisel koruyucu ekipman, ilaç ve temel malzeme eksikliğiyle karşı karşıya. Üstelik çatışma bölgelerinde çalışmak, güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Sağlık çalışanlarına düzenli maaş ödenememesi, motivasyonu düşürüyor ve salgınla mücadele çabalarını baltalıyor.
Yetkililere göre, ülke genelinde Ebola tedavi merkezlerinde çalışan binlerce sağlık personeli benzer sorunlar yaşıyor. DSÖ, salgının kontrolü için 50 milyon dolarlık bir bütçe açığı olduğunu açıkladı. Uluslararası toplumun yardım çağrılarına yanıt vermemesi, virüsün yayılma riskini artırıyor. Komşu ülkeler Uganda, Ruanda ve Burundi de teyakkuz halinde.
Küresel sağlık güvenliği ve uluslararası işbirliği
Ebola salgını, sadece KDC için değil, tüm dünya için bir tehdit oluşturuyor. Virüsün sınır aşan potansiyeli, uluslararası toplumun hızlı müdahalesini gerektiriyor. Ancak fon yetersizliği, aşı ve ilaç stoklarının sınırlı olması gibi sorunlar, salgının büyümesine yol açıyor. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kontrol altına alınması için daha fazla kaynak ayrılması çağrısı yaptı. Ayrıca, Ebola ile mücadelede kullanılan deneysel aşı ve tedavilerin üretiminin artırılması gerektiği belirtiliyor.
Bölgedeki istikrarsızlık, sağlık çalışanlarının güvenliğini tehdit ediyor. Silahlı grupların saldırıları, sağlık tesislerinin zarar görmesine neden oluyor. Bu durum, salgınla mücadeleyi daha da karmaşık hale getiriyor. Uluslararası sivil toplum kuruluşları, KDC hükümetine ve DSÖ'ye destek veriyor ancak mevcut kaynaklar yetersiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da sağlık altyapısının güçlendirilmesi için çeşitli projeler yürütüyor. KDC'deki Ebola salgını, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım politikaları açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, DSÖ ve diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak sağlık ekipmanı ve personel desteği sağlayabilir. Ayrıca, salgının komşu ülkelere sıçraması durumunda, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ve ticari çıkarları etkilenebilir. Sağlık güvenliği, Türkiye'nin Afrika stratejisinin önemli bir bileşeni haline gelmeli.