Çin'in askeri uzmanları, Japonya'nın savunma kapasitesini önemli ölçüde artırması ve uzun menzilli gemisavar füzeler konuşlandırması karşısında Pekin yönetimine uçak gemisi filo modernizasyonunu hızlandırma çağrısında bulundu. Artan gerginlikler ortamında, Çin'in Deniz Kuvvetleri'ne bağlı uçak gemisi gruplarının muharebe kabiliyetlerinin acilen geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Japonya'nın adalarında konuşlandırdığı uzun menzilli füzeler ve artan savunma harcamaları, bölgesel güç dengesinde kayda değer bir değişime işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Japonya, son yıllarda savunma politikasında köklü bir dönüşüme imza attı. Tokyo yönetimi, Çin'in artan askeri varlığına ve Kuzey Kore'nin balistik füze tehditlerine karşı koymak amacıyla, 2022 sonunda kabul ettiği yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi ile 'düşman üslerine karşı saldırı kapasitesi' edinme hedefini resmileştirdi. Bu kapsamda, ülkenin en güneyindeki Okinawa Adaları'na 1.000 kilometreden fazla menzile sahip Tip 12 gemisavar füzelerinin konuşlandırılmasına başlandı. Ayrıca, Japonya Savunma Bakanlığı, 2023 bütçesinde füze alımları ve savunma sistemleri için rekor düzeyde bir harcama öngördü. Uzmanlar, bu adımların Çin'in Doğu Çin Denizi ve Tayvan çevresindeki harekat alanında önemli riskler oluşturduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya'nın askeri kapasitesini artırması, sadece Çin-Japonya ilişkilerinde değil, tüm Asya-Pasifik bölgesinde güvenlik dengelerini etkiliyor. ABD'nin bölgedeki müttefiki olan Japonya'nın bu hamleleri, Washington'un 'serbest ve açık Hint-Pasifik' vizyonuyla örtüşüyor. Ancak Çin, Japonya'nın bu adımlarını 'barış anayasasının ihlali' olarak değerlendiriyor ve bölgede silahlanma yarışını tetikleyeceğini savunuyor. Çinli askeri analistler, Pekin'in mevcut iki uçak gemisi filosunu (Liaoning ve Shandong) daha modern uçak ve savunma sistemleriyle donatması gerektiğini, ayrıca üçüncü ve dördüncü uçak gemilerinin inşasının hızlandırılması gerektiğini ifade ediyor. Bu gelişmeler, Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimi daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya-Pasifik'teki bu silahlanma yarışı, Türkiye'nin de içinde bulunduğu küresel güç mücadelelerinin bir yansımasıdır. Türkiye, NATO müttefiki olarak Japonya'nın ittifak içindeki rolünü yakından izlemektedir. Öte yandan, Çin ile artan ticari ilişkileri (Koronavirüs sonrası Kuşak-Yol Projesi ve turizm) nedeniyle Ankara, Pekin-Tokyo arasındaki gerilimden doğrudan etkilenmese de, bu durum bölgesel istikrarsızlığın küresel tedarik zincirlerine olası etkilerini hesaba katmak zorundadır. Ayrıca, Türkiye'nin kendi uçak gemisi projesi (TCG Anadolu) ve denizcilik stratejileri, benzer askeri modernizasyon dinamiklerini anlaması açısından önemli bir referans oluşturur.