Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin başkenti Kinşasa'da Cuma günü güvenlik güçleri, meclis binası önünde toplanan anayasa değişikliği karşıtı protestocuları dağıttı. Görgü tanıkları ve muhalefet yetkilileri, kalabalığın planlanan anayasa değişikliklerine karşı bir gösteri düzenlediğini ve bunun Devlet Başkanı Felix Tshisekedi'nin görev süresini uzatmasına olanak tanıyabileceğini söyledi. Olaylar sırasında polis biber gazı ve göz yaşartıcı bombalar kullanırken, çok sayıda protestocunun gözaltına alındığı bildirildi. Muhalefet partileri, Tshisekedi'nin ikinci döneminin 2028'de bitmesiyle birlikte üçüncü bir döneme kapı aralamak için anayasayı değiştirmeyi planladığını iddia ediyor.
Anayasa değişikliğinin arka planı
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde anayasa değişikliği tartışmaları, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi'nin Ocak 2024'te anayasanın gözden geçirilmesi için bir komisyon kurmasıyla başladı. Komisyon, Temmuz 2024'te anayasada kapsamlı değişiklikler öneren bir rapor yayımladı. Değişiklikler arasında başkanlık sisteminden yarı başkanlık sistemine geçiş, başkanın görev süresinin beş yıldan yedi yıla çıkarılması ve başkanın yeniden seçilebilmesine ilişkin sınırlamaların kaldırılması yer alıyor. Tshisekedi, bu değişikliklerin ülkenin istikrarını güçlendireceğini savunurken, muhalefet bunu otoriter bir yönetim hamlesi olarak nitelendiriyor. Muhalefet liderleri, anayasa değişikliğinin Tshisekedi'nin 2028'de sona erecek ikinci döneminin ardından üçüncü kez aday olmasına olanak tanıyacağını öne sürüyor. Geçmişte ülkede yapılan anayasa değişiklikleri, 1990'lardaki iç savaşlar ve siyasi krizlerle sonuçlanmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bu siyasi kriz, Orta Afrika'da istikrarı tehdit edebilir. Ülke, zengin maden kaynakları (kobalt, bakır, altın, elmas) nedeniyle küresel çapta ekonomik öneme sahip. Özellikle kobalt, elektrikli araç bataryaları ve yenilenebilir enerji teknolojileri için kritik bir hammadde. ABD, Çin ve Avrupa Birliği, Kongo'daki maden çıkarma faaliyetlerinde büyük çıkarlara sahip. Siyasi istikrarsızlık, bu kaynakların tedarik zincirini kesintiye uğratabilir. Ayrıca, Kongo'daki iç karışıklıklar, komşu ülkeler Ruanda, Uganda, Burundi ve Angola'ya sığınmacı akışına neden olabilir. BM ve Afrika Birliği, Kongo'daki durumu yakından izliyor. Fransa, Belçika ve ABD, Tshisekedi'ye anayasa değişikliğini geri çekmesi çağrısında bulundu, ancak henüz somut yaptırımlar uygulanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika açılımı politikası kapsamında Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile yakın ticari ve diplomatik ilişkiler kurmuştur. 2023 yılında ticaret hacmi 500 milyon doları aşan Türkiye-Kongo ilişkileri, özellikle savunma sanayii ve inşaat sektörlerinde gelişiyor. Kongo'daki siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımcılar ve ihracatçılar için risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika'da artan nüfuzu, bu tür krizlerin yönetiminde arabuluculuk rolü üstlenmesini gerektirebilir. Bölgesel istikrarsızlık, Orta Afrika'daki Türk insani yardım faaliyetlerini de etkileyebilir.