Venezuela'nın kuzey kıyılarında haftalar önce meydana gelen iki büyük depremin ardından aileler, enkaz altında kalan yakınlarının cesetlerini bulmak için hâlâ umutsuzca kazı çalışmalarına devam ediyor. Yetkililer, resmi ölü sayısını 18 olarak açıklasa da, enkaz altında kalan yüzlerce kişi için herhangi bir kurtarma çalışması yapılmadığı belirtiliyor. En çok etkilenen bölgelerden olan La Guaira eyaletinde, mahalle sakinleri ellerinde kürek ve kazmalarla moloz yığınlarını tarıyor. Depremlerin büyüklüğü 6.2 ve 5.9 olarak ölçülürken, birçok bina yıkılmış, özellikle derme çatma yapıların bulunduğu gecekondu mahallelerinde can kaybı daha yüksek oldu. Aileler, devletin kendilerini yalnız bıraktığını ve ağır iş makinelerinin olmaması nedeniyle çalışmaların çok yavaş ilerlediğini ifade ediyor.
Yetersiz Müdahale ve Ailelerin Çaresizliği
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, depremin hemen ardından bölgeye yardım ekipleri gönderildiğini duyursa da, muhalif kaynaklar yardımların sembolik düzeyde kaldığını iddia ediyor. Depremin üzerinden üç hafta geçmesine rağmen, birçok mahallede arama çalışmaları hâlâ elle yapılıyor. Enkaz altında kalanların aileleri, yetkililere çağrı yaparak iş makineleri desteği istiyor. La Guaira'da yaşayan 45 yaşındaki Maria Rodriguez, annesi, babası ve iki kardeşini depremde kaybettiğini söylüyor: 'Onları çıkarmak için elimizden geleni yapıyoruz, ancak gücümüz yetmiyor. Devlet yardım etseydi şimdiye kadar bulurduk.' Venezuela'da devam eden derin ekonomik kriz, arama kurtarma ekipmanlarının teminini de imkânsız hale getiriyor. Ülkede benzin ve dizel kıtlığı, iş makinelerinin çalışmasını engellerken, hastanelerdeki yetersizlikler nedeniyle yaralıların çoğu uygun tedavi alamıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Depremlerin Siyasi Yankıları
Depremler, Venezuela'nın zaten kırılgan olan yönetim yapısını bir kez daha gözler önüne serdi. Muhalefet, uluslararası yardım çağrılarına rağmen hükümetin yardımları reddettiğini ve depremzedeleri siyasi malzeme olarak kullandığını iddia ediyor. Uluslararası Af Örgütü, Venezuela hükümetini arama kurtarma çalışmalarını yavaşlatmakla suçladı. ABD ve Avrupa Birliği, insani yardım teklifinde bulundu ancak Maduro yönetimi, 'müdahaleci' gerekçesiyle bu teklifleri reddetti. Bu durum, Venezuela'nın uluslararası alandaki izolasyonunu derinleştiriyor. Uzmanlar, depremlerin ardından yaşanan bu insani krizin, hükümetin meşruiyetini daha da sorgulanır hale getireceğini belirtiyor. Bölgede, özellikle komşu Kolombiya, Brezilya ve Guyana, Venezuela'da yaşanan bu durumun sınır güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Deprem afet yönetimi konusunda Türkiye'nin deneyimi, Venezuela gibi ülkeler için bir model olabilir. Ancak bu tür bir işbirliği, Maduro yönetimiyle mevcut siyasi ilişkilerin gücüne bağlıdır. Türkiye, uluslararası insani yardım misyonlarına katılarak hem bölgesel hem de küresel anlamda itibar kazanabilir. Venezuela'daki kriz, deprem sonrası koordinasyonun önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'nin sahip olduğu arama kurtarma ekipleri ve mobil hastaneler, böyle bir durumda yardım sağlayabilir. Bu şekilde Türkiye, hem Latin Amerika'da nüfuz alanını genişletebilir hem de insani diplomasi yoluyla uluslararası imajını güçlendirebilir.