Gabon eski Çevre Bakanı Lee White, Kongo Havzası'ndaki yağmur ormanlarının korunması için sorumlu madencilik şirketlerinin yatırımlarının geleneksel dış yardımdan daha etkili olabileceğini söyledi. White, bu görüşünü Nick Ferris'e verdiği demeçte dile getirdi. Dünyanın ikinci büyük yağmur ormanı olan Kongo Havzası, on yıllardır yasadışı ağaç kesimi, madencilik ve altyapı projeleri nedeniyle baskı altında. White, sorumlu madencilik şirketlerinin bölgeye getireceği ekonomik kalkınmanın, ormanın korunması için daha güçlü bir teşvik yaratacağını savunuyor.
Arka Plan: Kongo Havzası ve Kaynak Çıkarımı
Kongo Havzası, yaklaşık 200 milyon hektarlık alanıyla Amazon'dan sonra dünyanın en büyük tropikal ormanı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC), Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Kamerun ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeleri kapsıyor. Bölge, kobalt, bakır, elmas, altın ve kereste gibi zengin doğal kaynaklara sahip. Ancak bu kaynakların çıkarılması, çoğu zaman ormansızlaşma ve çevresel tahribatla birlikte anılıyor.
Lee White, 2019-2023 yılları arasında Gabon'un Çevre Bakanı olarak görev yaptı. Görev süresi boyunca Gabon'da koruma alanlarını genişletti ve ormansızlaşmayı azalttı. White, madencilik şirketlerinin çevresel ve sosyal standartlara uyması durumunda, bölgeye getirecekleri altyapı ve istihdamın, ormanı korumak için alternatif geçim kaynakları yaratabileceğini belirtiyor.
Geleneksel dış yardımın sınırlı kaldığını vurgulayan White, birçok uluslararası bağışın bürokratik engeller, yolsuzluk ve etkisiz uygulama nedeniyle amacına ulaşamadığını ifade ediyor. Buna karşılık, madencilik şirketlerinin kâr amacı güden yapısı, onları daha verimli kılıyor; ancak bu verimliliğin çevresel sorumlulukla dengelenmesi gerekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kongo Havzası, dünya oksijeninin önemli bir bölümünü üretiyor ve karbon yutakları açısından kritik. Ormanın korunması, küresel iklim hedefleri için hayati önem taşıyor. Ancak bölge ülkeleri, ekonomik kalkınma ile çevre koruma arasında sıkışmış durumda. DRC'de kobalt madenciliği, elektrikli araç bataryaları için küresel talebin artmasıyla hızla büyüyor. Bu madencilik faaliyetleri, yerel topluluklara gelir sağlarken, aynı zamanda orman tahribatına yol açabiliyor.
White'ın önerisi, sorumlu madencilik uygulamalarının teşvik edilmesi ve şirketlerin çevresel etkilerinin denetlenmesi yönünde. Bu yaklaşım, "doğa için borç" takasları veya karbon kredileri gibi alternatif finansman modelleriyle de örtüşüyor. Ancak eleştirmenler, madenciliğin doğası gereği çevreye zarar verdiğini ve "sorumlu madencilik" kavramının yeşil aklama olduğunu savunuyor.
Uluslararası toplum, Kongo Havzası'nın korunması için çeşitli girişimler başlattı. 2021'de Glasgow'daki COP26'da, 1,5 milyar dolarlık bir fonla Orta Afrika ormanlarının korunması taahhüt edildi. Ancak bu fonların etkin kullanımı tartışmalı. White, özel sektör yatırımlarının bu boşluğu doldurabileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'da ekonomik ve diplomatik etkinliğini artırıyor. Kongo Havzası'ndaki madencilik yatırımları, Türk şirketleri için fırsatlar sunabilir. Ancak çevresel standartlara uyum, Türkiye'nin uluslararası itibarı ve yeşil mutabakat politikaları açısından kritik. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık ve ormansızlaşma, küresel iklim hedeflerini etkileyerek Türkiye'yi de dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin Afrika'daki madencilik faaliyetlerinde sorumlu uygulamaları teşvik etmesi, hem ekonomik hem de çevresel kazanç sağlayabilir.