Birleşmiş Milletler, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) şimdiye kadar 1.000 Ebola vakası rapor edildiğini ve bunun Afrika'daki herhangi bir Ebola salgınının ilk ayında kaydedilen en yüksek sayı olduğunu açıkladı. Aynı zamanda Kenya Sağlık Bakanı, ABD destekli bir Ebola karantina merkezinin faaliyetlerini durdurduğunu duyurdu. Salgının merkez üssü olan Kuzey Kivu ve İturi bölgelerinde sağlık altyapısının yetersizliği ve güvenlik sorunları, virüsün yayılmasını hızlandırıyor. DSÖ, bölgeye ek sağlık personeli ve ekipman gönderirken, sınır ülkeleri alarmda.
Salgının Arka Planı ve Mevcut Durum
KDC'deki mevcut Ebola salgını, ülkenin doğusundaki Kuzey Kivu eyaletinde Ağustos 2018'de başladı. DSÖ verilerine göre, salgının ilk ayında 1.000'den fazla vaka tespit edildi; bu, Batı Afrika'daki 2014-2016 salgınının ilk ayındaki vaka sayısının iki katından fazla. Salgın, aktif çatışma bölgelerinde yayılıyor; silahlı grupların varlığı sağlık çalışanlarının çalışmasını engelliyor ve halkın aşılanmasını zorlaştırıyor. DSÖ, salgını kontrol altına almak için 3.000'den fazla sağlık çalışanı görevlendirdi, ancak lojistik zorluklar ve toplumsal dirençle karşılaşılıyor.
Kenya Sağlık Bakanı Sicily Kariuki, Batı Kenya'daki bir Ebola karantina merkezinin kapatıldığını açıkladı. Bakan, merkezin ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından finanse edildiğini, ancak Kenya hükümetinin bu tesisi kullanma planı olmadığını söyledi. Karantina merkezinin kapatılması, Kenya'nın Ebola'ya karşı hazırlık çabalarına ilişkin endişeleri artırdı. Kenya, KDC ile sınır komşusu olmasına rağmen henüz herhangi bir vaka bildirmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebola virüsü, KDC'nin yanı sıra komşu ülkeleri de tehdit ediyor. Uganda, Ruanda, Burundi ve Güney Sudan gibi ülkeler sınırlarında tarama noktaları kurdu. DSÖ, salgının uluslararası bir acil durum oluşturmadığını, ancak bölgesel yayılma riskinin yüksek olduğunu belirtiyor. Dünya Bankası, salgınla mücadele için 300 milyon dolar fon ayırdı. Öte yandan, Ebola aşısının yeterli dozda bulunmasına rağmen, çatışma bölgelerinde aşılama çalışmaları sekteye uğruyor. Salgın, aynı zamanda bölgedeki maymun çiçeği ve kolera gibi diğer salgınlarla birleşerek sağlık sistemini daha da zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin KDC ile doğrudan bir sınırı olmamakla birlikte, Afrika'da artan ekonomik ve diplomatik varlığı nedeniyle bu salgın dolaylı etkilere yol açabilir. Salgının yayılması, Türkiye'nin bölgeye yaptığı yatırımları ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, salgın nedeniyle sınırların kapanması ve uçuşların durması, Türkiye-Afrika ticaretini sekteye uğratabilir. Türkiye, DSÖ ve Afrika ülkeleriyle işbirliği yaparak salgının kontrolüne katkıda bulunabilir; bu, küresel sağlık diplomasisinde Türkiye'nin profilini yükseltebilir. Ancak kısa vadede Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmamaktadır.