İngiltere'nin kuzeydoğusundaki Lanchester Wines şirketi, şarap depolamak için gereken sıcaklığı korumak amacıyla sıra dışı bir yönteme başvuruyor: yaklaşık 30 yıl önce kapatılmış bir kömür madeninin su basmış galerilerinden elde edilen jeotermal enerji. Şirket, bu sayede hem karbon ayak izini azaltıyor hem de enerji maliyetlerini düşürüyor. İngiltere'de 23 binden fazla terk edilmiş su basmış maden bulunması, bu teknolojinin konutlar ve işletmeler için yaygınlaştırılması halinde büyük bir enerji potansiyeli olduğunu gösteriyor.
Maden suyuyla ısıtma nasıl çalışıyor?
Lanchester Wines, Durham ilçesindeki eski bir kömür madeninin suyla dolu tünellerinden yaklaşık 12-15 santigrat derece sıcaklıktaki suyu pompalıyor. Bu su, bir ısı pompası aracılığıyla şarap depolarının sıcaklığını ideal olan 12-14 santigrat derecede tutmak için kullanılıyor. Şirket, bu sistem sayesinde geleneksel soğutma yöntemlerine kıyasla yılda 200 ton karbondioksit emisyonu tasarrufu sağlıyor. Ayrıca enerji faturalarında da önemli bir düşüş yaşanıyor.
Projenin arkasındaki mühendislik şirketi Dunelm Energy, maden suyu sıcaklığının jeolojik ve hidrolojik koşullara bağlı olarak 10 ila 20 derece arasında değiştiğini belirtiyor. Isı pompaları bu suyu alıp sıkıştırarak daha yüksek sıcaklıklara çıkarabiliyor; böylece hem ısıtma hem de soğutma amaçlı kullanılabiliyor. Lanchester Wines'in depolama tesisinde iki adet 330 kilovatlık ısı pompası bulunuyor ve bu pompalar, maden suyundan elde edilen ısıyı şarap tanklarının etrafındaki su devrelerine aktarıyor.
Enerji dönüşümünde yeni bir potansiyel
İngiltere'de sanayi devriminden bu yana yüzlerce kömür madeni kapatıldı ve bunların büyük bir kısmı suyla doldu. Bu sular, yeraltındaki jeotermal enerjiyi depolayan doğal bir akifer görevi görüyor. British Geological Survey (BGS) verilerine göre, ülke genelinde 23 binden fazla bu tür su basmış maden bulunuyor ve bunların potansiyel enerji kapasitesi milyonlarca haneyi ısıtabilecek düzeyde.
Hükümetin Net Sıfır Stratejisi kapsamında, düşük karbonlu ısıtma sistemlerine geçiş hedefleniyor. Maden suyu kaynaklı ısı pompaları, özellikle eski maden bölgelerinde yaşayan topluluklar için ekonomik bir çözüm sunabilir. Ancak bu sistemin yaygınlaşması için başlangıç yatırım maliyetlerinin yüksek olması ve uygun jeolojik koşulların varlığı gibi engeller bulunuyor. Lanchester Wines örneği, bu teknolojinin ticari açıdan uygulanabilir olduğunu gösteriyor; şirket dört yıl içinde yatırımının geri dönüşünü almayı bekliyor.
Benzer projeler İskoçya'daki Glasgow ve İngiltere'deki Nottingham gibi şehirlerde de devreye alındı. Gateshead'deki bir bölgesel ısıtma sistemi, terk edilmiş bir madenden aldığı suyla yüzlerce evi ve iş yerini ısıtıyor. Bu tür sistemler, doğal gazdan elektrikli ısı pompalarına geçişte köprü görevi görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, zengin jeotermal kaynaklara sahip olmakla birlikte, terk edilmiş madenlerin enerji potansiyeli henüz değerlendirilmemiş bir alan. Özellikle Zonguldak taşkömürü havzası ve Ege'deki linyit madenlerinde su basmış galeriler bulunuyor. Maden suyu ısı pompası teknolojisi, bu bölgelerdeki kömüre bağımlı ekonomilerin dönüşümünde ve kentsel dönüşüm projelerinde düşük maliyetli bir ısıtma seçeneği sunabilir. Ayrıca Türkiye'nin iklim hedefleri doğrultusunda karbon emisyonlarını azaltmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu alanda fizibilite çalışmaları ve pilot projeler için kamu-özel sektör işbirliğine ihtiyaç var.