İsrail, Cumartesi günü Lübnan’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında en az yedisi çocuk olmak üzere yedi kişinin ölümüne yol açtı. Saldırı, ABD ve İran arasında varıldığı bildirilen ateşkes anlaşmasına ilişkin haberlerin ardından geldi. Çatışmaların sürmesi, Orta Doğu’da savaşı sona erdirmeyi hedefleyen geçici anlaşmayı tehlikeye attı. Peki, İsrail’in bu hamleleri, ABD’nin yeni başkanı seçilen Donald Trump’ın desteğini kaybetmesine neden olabilir mi?
Gelişmenin arka planı
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, Hizbullah ile devam eden sınır ötesi çatışmaların bir parçası. İsrail, Ekim ayından bu yana Lübnan’ın güneyine yüzlerce hava saldırısı düzenlerken, Hizbullah da İsrail’in kuzeyine roket atışlarını sürdürüyor. BM verilerine göre çatışmalarda şu ana kadar Lübnan’da 100’den fazla sivil hayatını kaybetti, binlerce kişi yerinden edildi.
Cumartesi günkü saldırı, Beyrut’un güneyindeki bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Ölenler arasında iki kardeş olduğu belirtilen çocuklar da var. İsrail ordusu, saldırının Hizbullah’a ait bir roket rampasını hedef aldığını iddia ederken, sivil kayıplarla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı. Ancak yerel kaynaklar, saldırıda sivillerin hedef alındığını ve ateşkes görüşmelerini sabote etme amacı taşıdığını öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ve İran arasında Qatar’da yürütülen dolaylı müzakereler, Gazze ateşkesinin ardından Lübnan’da da kalıcı bir barış anlaşmasına varılmasını hedefliyor. Ancak İsrail’in saldırıları, bu süreci baltalıyor. Özellikle Trump’ın tekrar başkan seçilmesiyle birlikte, İsrail’in Washington’daki en güçlü müttefikini kaybetme riski doğuyor. Trump, ilk döneminde İsrail’e sınırsız destek vermiş, Kudüs’ü başkent olarak tanımış ve Golan Tepeleri’nin ilhakını onaylamıştı. Ancak Lübnan’daki sivil kayıplar, ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik eleştirileri artırabilir ve Trump’ın politikalarını zorlayabilir.
İran ise ateşkes anlaşmasının kendisi için bir kazanım olduğunu düşünüyor. Tahran, Hizbullah üzerindeki nüfuzunu kullanarak Lübnan’da barışı sağlama karşılığında ekonomik yaptırımların hafifletilmesini istiyor. Ancak İsrail’in saldırgan tutumu, İran’ın elini zayıflatırken, bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türk dış politikası ve güvenliği açısından kritik öneme sahip. Türkiye, Lübnan’daki istikrarsızlığın Suriye ve Doğu Akdeniz’e sıçramasından endişe ediyor. Ayrıca, İsrail’in saldırıları bölgede yeni bir mülteci krizine yol açabilir; bu da Türkiye’nin sınır güvenliği ve yükünü artırabilir. Türkiye, ABD-İran anlaşmasının başarıya ulaşmasını ve İsrail’in itidale çağrılmasını istiyor. Öte yandan, Trump’ın politikalarının belirsizliği, Ankara’nın Washington ile ilişkilerinde yeni dinamikler yaratabilir. Türkiye, kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda hem İran hem de ABD ile dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışırken, Lübnan’daki çatışmalar bu dengeyi tehdit ediyor.