ABD'nin Appalachian bölgesinde, kömür madencileri arasında silikozis (kara akciğer hastalığı) vakaları endişe verici bir şekilde artıyor. Ölümcül silis tozuna maruz kalan madencilerin sayısı son yıllarda katlanırken, federal kurumların getirmeye çalıştığı koruyucu düzenlemeler sektör temsilcilerinin yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle tıkanmış durumda. Trump yönetimi bir yandan kömür sektörüne yüz milyonlarca dolar yatırım yaparken, diğer yandan madencilerin sağlığını tehdit eden bu önlemleri hayata geçirmekte isteksiz davranıyor.
Gelişmenin arka planı: Silikozis neden yeniden yaygınlaştı?
Kara akciğer hastalığı olarak bilinen silikozis, kömür madenlerinde ince silis partiküllerinin solunmasıyla oluşan kronik bir akciğer rahatsızlığı. 1990'lı yıllarda etkili filtreleme sistemleri sayesinde vakalar büyük ölçüde azalmıştı. Ancak son 15 yılda özellikle Batı Virginia, Kentucky ve Pensilvanya gibi eyaletlerde hastalık yeniden salgın halini aldı.
Bunun temel nedeni, daha verimli kömür çıkarma yöntemleri olarak tanımlanan uzunayak madenciliği sırasında ortaya çıkan ince silis tozunun artması. Uzmanlar, mevcut koruyucu ekipmanların bu partikülleri yeterince filtrelemediğini ve madencilerin çalışma koşullarının denetiminin yetersiz kaldığını vurguluyor.
Federal düzeyde ise Maden Güvenliği ve Sağlığı İdaresi (MSHA), silis tozu sınırını düşürmek için 2020'den bu yana yeni bir kural taslağı üzerinde çalışıyor. Ancak kömür şirketlerinin oluşturduğu baskı ve yasal engeller, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesini geciktiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Kömür ekonomisi ve sağlık krizi
Appalachia bölgesi, onlarca yıldır kömür madenciliğine bağımlı bir ekonomiye sahip. Trump yönetiminin 2016'dan bu yana kömür projelerine aktardığı yüz milyonlarca dolarlık teşvik, sektörün ayakta kalmasını sağlarken, çevre ve halk sağlığına yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Küresel ölçekte, silikozis sadece ABD'de değil, Çin, Hindistan ve Güney Afrika gibi büyük kömür üreticisi ülkelerde de ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde yılda on binlerce madencinin silikozis nedeniyle yaşamını yitirdiğini tahmin ediyor. Hastalığın tedavisinin olmaması, önleyici tedbirlerin önemini daha da artırıyor.
ABD'deki bu durum, kömürün enerji geçişindeki rolüyle ilgili tartışmaları da alevlendiriyor. Biden yönetiminin yeşil enerji politikalarına rağmen, kömür sektörünün hâlâ siyasi ve ekonomik gücünü koruduğu görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de Zonguldak, Manisa, Kütahya gibi bölgelerde faaliyet gösteren kömür madenlerinde silikozis vakaları zaman zaman gündeme gelmektedir. ABD'de yaşanan bu gelişme, Türkiye'nin maden güvenliği standartlarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Türkiye'nin enerji politikasında kömür hâlâ önemli bir yer tutarken, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılması ve denetimlerin sıkılaştırılması hayati önem taşımaktadır. Ayrıca, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) silikozisle mücadele programlarına katılım ve ulusal bir eylem planının hazırlanması, binlerce madencinin sağlığını korumak için atılacak kritik adımlardır.