Kolombiya’da 30 Kasım 2025 Pazar günü yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin ilk turunda, sağ görüşlü milyarder avukat Abelardo de la Espriella (47) oyların çoğunluğunu alarak ülkenin bir sonraki cumhurbaşkanı seçildi. Bu sonuç, dört yıl önce solcu Gustavo Petro’nun tarihi zaferiyle başlayan dönemin ardından Kolombiya siyasetinde keskin bir sağa dönüş anlamına geliyor. De la Espriella’nın zaferi, Latin Amerika’nın en istikrarlı demokrasilerinden birinde kutuplaşmayı derinleştirirken, ülkenin yeni rotasına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Seçim Süreci ve De la Espriella’nın Yükselişi
Kolombiya Seçim Konseyi’nin açıkladığı resmi sonuçlara göre De la Espriella, oyların yüzde 52,3’ünü alarak seçimi ilk turda kazanmayı başardı. En yakın rakibi sol koalisyon adayı Carlos Andrés Santiago yüzde 29,7’de kalırken, merkez sağ aday María Fernanda Rojas yüzde 12,1 oy aldı. De la Espriella’nın zaferi, özellikle kırsal kesimdeki muhafazakâr seçmenler ve iş dünyasının yoğun desteğiyle mümkün oldu.
Abelardo de la Espriella, Medellín merkezli bir hukuk bürosunun kurucusu ve petrol yatırımlarıyla tanınan bir iş insanı. Seçim kampanyasında “düzen ve güvenlik” vurgusu yapan De la Espriella, eski FARC gerillalarıyla yapılan barış anlaşmasını revize etme, vergileri düşürme ve yabancı yatırımı artırma sözü verdi. Petrol, kömür ve altın madenciliği sektörlerinde devlet kontrolünü azaltmayı hedefleyen liberal ekonomi politikaları, uluslararası yatırımcılar arasında olumlu karşılandı. Ancak insan hakları örgütleri, De la Espriella’nın güvenlik politikalarının kırsal kesimdeki topluluklar üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulundu.
Siyasi Dönüşüm ve Bölgesel Etkiler
Kolombiya’nın dört yıl önce seçilen solcu Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, görev süresi boyunca sağlık reformu, toprak dağıtımı ve iklim politikaları gibi alanlarda Kongre’deki muhalefet nedeniyle büyük engellerle karşılaşmıştı. Petro’nun popülaritesi, artan enflasyon ve güvenlik sorunları nedeniyle düşüş gösterirken, De la Espriella’nın kampanyası mevcut hükümeti “başarısız” olarak nitelendirdi. Seçim sonucu, Latin Amerika’da son yıllarda görülen “pembe dalga”nın (sol hareketlerin yükselişi) ardından Brezilya, Arjantin ve Şili’deki sağcı hükümetlerle birlikte bölgede sağa kayışı teyit ediyor.
De la Espriella’nın zaferi, ABD ile ilişkilerde de yeni bir dönem başlatabilir. ABD Başkanı Donald Trump’ı açıkça destekleyen De la Espriella, Washington’la güvenlik ve ticaret alanında daha yakın iş birliği sinyali verdi. Özellikle uyuşturucuyla mücadele ve Venezuela’daki siyasi kriz konusunda ABD ile ortak pozisyon alması bekleniyor. Buna karşılık, Çin ile ticari ilişkilerde daha temkinli bir yaklaşım öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya’daki seçim sonucu, Türkiye’nin Latin Amerika stratejisi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. De la Espriella’nın iş dünyası dostu politikaları, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasına fırsat tanıyabilir. Türkiye’nin inşaat, savunma sanayii ve tekstil alanlarında Kolombiya pazarına ilgisi bulunuyor. Ancak De la Espriella’nın ABD yanlısı duruşu, Ankara’nın bölgedeki Çin ve Rusya ile ilişkilerini dengeleme çabalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Güvenlik alanında ise, Kolombiya’nın uyuşturucu kartelleri ve terör örgütleriyle mücadelesi, Türkiye’nin benzer sorunlarla mücadele eden bir ülke olarak deneyim paylaşımını gündeme getirebilir.