Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına tepki olarak ülkesinin İsrail'e yaptığı kömür ihracatını durdurma kararı aldı. Bu adım, Latin Amerika'da Filistin davasına verilen desteğin somut bir yansıması olarak görülürken, Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine soykırım davası açan Güney Afrika ve Brezilya'nın benzer bir ticari yaptırım uygulamaması dikkat çekiyor. Peki, bu ülkeler neden Kolombiya'nın yolunu izlemiyor?
Gelişmenin arka planı
Kolombiya, dünyanın en büyük kömür üreticilerinden biri ve İsrail'in enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor. Petro yönetimi, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının ardından diplomatik ilişkileri askıya almış ve şimdi de enerji ticaretini keserek baskıyı artırmış oldu. Karar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sert tepkisine yol açtı; Netanyahu, Petro'yu "Yahudi düşmanı" olmakla suçladı.
Ancak, Filistin davasına diplomatik destek veren Güney Afrika ve Brezilya, İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürüyor. Güney Afrika, İsrail'e karşı UAD'de soykırım davası açan ve geçici tedbir kararları alınmasını sağlayan ülke olarak öne çıkıyor. Buna rağmen, Pretoria yönetimi İsrail ile ticareti kesmek konusunda adım atmış değil. Benzer şekilde Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, İsrail'i "soykırım" yapmakla suçlamasına rağmen ülkesinin İsrail ile ticari ilişkileri devam ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu farklılaşmanın arkasında ekonomik ve siyasi nedenler yatıyor. Güney Afrika, İsrail ile silah ve tarım teknolojisi alanında önemli ticari bağlara sahip. Ayrıca, ülke içindeki güçlü Yahudi lobisi ve tarım sektörünün İsrail teknolojisine bağımlılığı, tam bir ambargonun önünde engel oluşturuyor. Brezilya ise İsrail'e havacılık, savunma ve teknoloji alanlarında önemli miktarda ihracat yapıyor. Lula'nın söylemi sert olmasına rağmen, ekonomik çıkarlar ve ABD'nin baskısı, somut yaptırımların önüne geçiyor.
Kolombiya'nın kararı, özellikle enerji ticaretinin silah haline getirilmesi açısından bir ilk niteliği taşıyor. Ülkenin kömür ihracatının büyük kısmı Türkiye, Hollanda ve Brezilya'ya giderken, İsrail'e yapılan sevkiyatın durdurulması sembolik bir anlam taşıyor. Ancak, Güney Afrika ve Brezilya gibi kilit ülkelerin benzer adımları atmaması, uluslararası toplumda Filistin'e destek konusunda bir birlik olmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik en sert eleştirileri yapan ülkelerden biri olarak Kolombiya'nın adımını dolaylı olarak destekliyor. Ankara, ticari yaptırımlar konusunda daha temkinli bir pozisyon benimsemiş olsa da, bu tür hamleler Türkiye'nin Filistin davasına olan bağlılığını pekiştirebilir. Ancak, Brezilya ve Güney Afrika'nın ikircikli tutumu, küresel güney ülkeleri arasında İsrail konusunda tam bir fikir birliği olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye, bu farklılaşmayı kendi dış politika manevralarında göz önünde bulundurarak, hem ekonomik çıkarlarını koruyacak hem de Filistin halkına destek mesajı verecek dengeli bir yol izlemek zorunda.