WASHINGTON, 18 Haziran - Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Etiyopya'da barış sürecini engelleyen kişilere yönelik hedefli vize kısıtlamaları duyurdu. Açıklamada, kısıtlamaların özellikle Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) içindeki katılımcılara ve bunların birinci dereceden aile üyelerine odaklandığı belirtildi. Bu adım, Washington'un Afrika Boynuzu'ndaki çatışmanın taraflarına yönelik baskısını artırdığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya'da Kasım 2020'de başlayan Tigray bölgesindeki çatışma, federal güçler ile TPLF arasında şiddetli çatışmalara yol açmıştı. Çatışmalar binlerce kişinin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu. İnsani krizin boyutları, bölgede ciddi bir gıda güvensizliği ve sağlık hizmetlerine erişim sorununu da beraberinde getirdi. ABD, daha önce de Etiyopya'ya yönelik bazı yaptırımlar uygulamış ve çatışmanın taraflarını diyalog çağrısında bulunmuştu. Son vize kısıtlaması kararı, özellikle sivil kayıpların arttığı bir dönemde geldi. TPLF ise uluslararası toplumun kendilerine yönelik bu tür adımlarını 'tek taraflı' olarak nitelendiriyor ve müzakere masasına oturmaya hazır olduklarını belirtiyor. Ancak federal hükümet, TPLF'nin koşulsuz ateşkes kabul etmesini talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki istikrarsızlık, Afrika Boynuzu'nun tamamını etkileyen bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Somali'deki El-Şebab gibi terör örgütleri, bu kaos ortamından faydalanarak faaliyetlerini artırabilir. Ayrıca Sudan ve Mısır ile Nil Nehri üzerindeki su paylaşımı anlaşmazlığı da Etiyopya'daki iç çatışmayla bağlantılı olarak daha karmaşık bir hal almaktadır. ABD'nin bu adımı, Çin ve Rusya'nın bölgede artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak da görülebilir. Washington, Afrika kıtasında demokratik değerleri ve istikrarı destekleme politikasını sürdürürken, özellikle Çin'in altyapı yatırımları ve Rusya'nın askeri iş birlikleri karşısında nüfuzunu korumaya çalışıyor. Bu bağlamda, Etiyopya'ya yönelik vize kısıtlamaları, sadece iç barışa odaklanmış gibi görünse de, aslında küresel güç rekabetinin bir yansıması olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Etiyopya ile tarihsel ve diplomatik bağları bulunmaktadır; özellikle Somali'deki güvenlik iş birliği ve Afrika Boynuzu'ndaki askeri varlığı, Ankara'yı bölgedeki gelişmelere karşı hassas kılmaktadır. ABD'nin vize kısıtlamaları, Etiyopya'daki istikrarsızlığı derinleştirebilir ve bu durum Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve ticari çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, çatışmanın tarafları arasında arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeline sahipken, bu tür tek taraflı yaptırımlar Ankara'nın manevra alanını daraltabilir. Dolayısıyla Türkiye'nin, hem ABD ile ilişkilerini dengeleyerek hem de Etiyopya'daki aktörlerle diyaloğu sürdürerek kendi çıkarlarını koruyacak bir politika izlemesi beklenmektedir.